(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/423 E. , 2008/8046 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının oğlu ... ’la arkadaş olduğunu, bu arkadaşlığın neticesi olarak davalının kendisinden borç para istediğini, davalıya borç olarak 30.000 dolar verdiğini ve karşılığında davalıca keşide edilen çek aldığını, çeki süresinde bankaya ibraz ettiğini, ancak davalının ve oğlunun istemleri ve ödeyeceklerini söylemeleri üzerine çekin arkasını yazdırmadığını, ancak davalının çek bedelini ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı, davacıdan borç para almadığını, davacının dayandığı temel borç ilişkisini açıklayıp ispat etmesi gerektiğini, çekin kaybolması nedeniyle bankaya ödememe talimatı verdiğini, savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemenin davanın reddine dair 8.3.2006 tarihli kararının davacı temyizi sonucu dairemizce bozulması üzerine, dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında alacak borç ilişkisinin bulunmadığı,davalının cirolayıp başkasına teslim ettiği belirlenemeyen çeke dayalı olarak davacının hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı bu davada, davalıya davalının oğlu vasıtasıyla 2008/423-8046 verdiği borç para karşılığında davalının imzaladığı çeke dayalı olarak yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Dairemizin bozma ilamında da belirttiği üzere çek zamanında ibraz edilmediği için kambiyo senedi vasfını yitirmiş olup tek başına temel ilişkiyi ispat edemez ise de yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Bu itibarla tanık dahil her türlü delille ispatlanması olanağı bulunmaktadır. Davacı parayı davalıya iletilmek üzere davalının oğluna verip karşılığında davalının imzaladığı çeki aldığını iddia etmekte olup, dinlenen davacı tanığıda davacının bu iddiasını doğrular şekilde beyanda bulunmuştur. Davalının, oğlu ... ’ı 22.5.2002 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiğide dosyaya sunulan vekaletname ile anlaşılmaktadır. Öte yandan davalının dava konusu çekin ödenmemesi hususunda bankaya verdiği talimat davacıyı etkileyecek niteliktede değildir. Davalının çekteki imzayıda inkar etmediği sabittir. Değinilen bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ve borç para vermeye dair temel ilişkiyi tek başına ispata yeterli değil ise de, tamamen göz ardı edilmesi mümkün değildir. Böyle olunca, mahkemece HUMK’nun 356.maddesi hükmü gereğince davacıya tamamlayıcı nitelikte re’sen yemin icra ettirilmesi şayet, davacının mahkemece teklif edilecek yemini eda etmesi halinde davanın kabulüne, yeminin eda edilmemesi halinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, kabul şekline görede davacının yemin delilinede dayandığı anlaşıldığından davacıya bu delili hatırlatılmadan da davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.