Esas No
E. 2012/20855
Karar No
K. 2013/21391
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2012/20855 E.  ,  2013/21391 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Diyarbakır Aile Mahkemesi

TARİHİ :23.11.2011

NUMARASI :Esas no:2009/1062 Karar no:2011/1357

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.09.2013 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir (6100 sayılı HMK.md.33). Dava dilekçesindeki açıklamalardan; davacının hayata kast, pek fena muamele ve onur kırıcı davranış (TMK.md.162) sebebiyle boşanma yanında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle de (TMK.md.166/1) boşanmaya karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı kocanın davacıya fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ve tehdit ettiği sabittir. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı, dava açmakta haklıdır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya (TMK.md.166/1) karar verilecek yerde, yazılı şekilde davanın sadece Türk Medeni Kanununun 162. maddesine dayalı olduğu kabul edilerek hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.19.09.2013 (Prş.

KARŞI OY YAZISI Yerel mahkeme hakimi boşanma davasının adını koymakta KARARSIZ kalmıştır. Gerekçeli kararın 5. paragrafına göre dava “Türk Medeni Kanununun 166/1.maddesi” gereğince açılmıştır. Gerekçeli kararın 7. paragrafına göre dava “Türk Medeni Kanununun 162. maddesi” gereğince açılmıştır. Gerekçeli karar kendi içinde bile TUTARSIZ ve ÇELİŞKİLİ olmakla ortada DENETİME ELVERİŞLİ bir karar yoktur. Hükmün sadece “BU SEBEPLE” bozulması, diğer yönlerin şimdilik incelenmemesi gerek KARŞI OY YAZISDosya kapsamına göre; Davacının, ne dava dilekçesinde ne davanın safahatında şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı boşanma talebi bulunmamaktadır. Davacı temyiz dilekçesinde; davalı eşinin çok ağır şiddetine, öldüresiye dayak ve işkencesine maruz kaldığını, eşinin sözlü küfür ve tehdidine uğradığını, mahkemece Türk Medeni Kanununun 162. maddesine dayalı davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, çünkü bu eylemlerin dava tarihi olan 2009 yılına kadar sürdüğünü, hatta davadan sonra da eşinin ölümle tehditlerinin devam ettiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. Davacı temyiz dilekçesinde Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı boşanma davası bulunduğunu ileri sürmediği gibi Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçmediğini ileri sürerek davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davacının dava dilekçesinde belirttiği; ağır şiddet, işkence, tehdit ve hakaret eylemleri Türk Medeni kanunun 162. maddesinde düzenlenen hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmanın unsurları olarak belirtilmiştir. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında; davacının davasının, yerel mahkemesinin de kabulünde olduğu gibi, münhasıran; Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde düzenlenen hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma olduğu anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi gereğince hakim taleple bağlıdır. Davacının Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı bir boşanma talebi bulunmadığına göre, yerel mahkemenin davanın reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, hakimin gerekçeli kararın 5. paragrafında “dava; Medeni Kanunun 166/1. maddesi gereğince boşanma isteminden ibarettir” cümlesinin kararın gerekçesi ve bütünlüğü ile bağdaşmadığı bu cümlenin maddi hata sonucu kararda yer aldığı düşüncesindeyim. Yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı değerli çoğunluğun ve diğer muhalif üye arkadaşımın görüşlerine katılmıyorum. Yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini düşünüyorum.      

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog