(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/5903 E. , 2011/10275 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 21.12.1994- 18.5.2004 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlerle davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı 21.12.1994 tarihinden 18.5.2004 tarihine kadar aradaki SSK'lı çalışmaları haricinde 2926 sayılı Yasaya tabi tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım ... hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. ...’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan ... ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır. 2926 sayılı Yasa'nın 6/1-b maddesinde bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği bildirilmiştir. Öte yandan Tarım ... sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım ... sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.8.1986 tarihinde Tarım ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, Kurumun 21.12.2006 tarihli işlemi ile aynı tarihte çakışan SSK'lı çalışmasının bulunması nedeniyle başlangıç tarihi itibarı ile tarım ... sigortalılığının 2926 Sayılı Yasa'nın 6. maddesi uyarınca iptal edildiği, SSK şahsi sicil dosyasında bulunan hizmet cetveline göre davacının 9.4.1986-9.2.1987, 19.11.1999-25.12.2000, 22.2.2001-30.4.2001, 4.3.2002-4.10.2002, 18.5.2004-17.9.2004, 8.5.2004-20.5.2004 tarihleri arasında kısa süreli SSK’lı çalışmalarının bulunduğu, davacının ayrıca 2.11.1992-20.12.1994 tarihleri arasında 1479 Sayılı Yasa kapsamında esnaf ... sigortalılığının bulunduğu, davacının tarım ... sigortalı olarak 29.6.1992, 28.1.1993, 30.6.1993, 30.9.1993, 21.12.1993, 24.4.1994, 8.2.1995, 30.3.1995, 29.9.1995, 26.12.1995 tarihlerinde prim ödemelerinin olduğu, Kooperatif kaydının ve Ziraat Oda kaydının olmadığı, davacının 2009 yılında kadastrodan edindiği adına kayıtlı 199448,49 m2 zirai arazisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının esnaf ... sigortalılığının sona erdiği 20.12.1994 tarihinden sonra 8.2.1995 tarihinde tarım ... sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesi bulunduğundan, bu prim ödemesinin başvuru kabul edilerek ve ayrıca davacının ilk olarak 1.8.1986 tarihinde Tarım ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil edilmiş olup 2009 yılında kadastrodan edindiği adına kayıtlı 199448,49 m2 zirai arazisinin bulunduğu, zabıta tutanağında 1994-2004 yılları arasında ziraat ile uğraştığı, yaklaşık 150 dönüm tarla ekip biçtiğinin saptandığı dikkate alındığında tarımsal faaliyeti kanıtlanmış olduğundan red kararı verilmiş olması hatalı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.