(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/9456 E. , 2013/23748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Mahkeme, asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise süresi içinde açılmadığından tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına karar vermiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı-karşı davalı vekili, davacının davalı şirkete ait işyerinde 04.02.1986 tarihinden itibaren çalışırken yaş koşulu hariç, emeklilik için yasada öngörülen koşulların oluşması üzerine ve Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabi yazısına istinaden 14.09.2010 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, ancak kıdem tazminatı ile birkısım işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı–karşı davacı vekili;davacının emekli olmak için değil başka bir işyerinde çalışmak üzere kendi isteği ile işten ayrıldığını, asıl iradesinin başka bir işyerinde çalışmak olduğunu, işten ayrıldığı tarihi takip eden gün aynı işi yapan rakip firmada çalışmaya başladığını, kendisi ile birlikte çok sayıda işçinin peş peşe işten ayrıldığını, bu şekilde ... akdini sona erdirmesinin bir hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini, yasada öngörülen feshi ihbar öneline uymadan işten ayrıldığından 3.935, 12 TL ihbar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davalı şirkete ait işyerinden 17.09.2010 tarihinde ayrıldıktan sonra 21.09.2010 tarihinden itibaren Korupak Oluklu Mukavva Ambalaj San. Ve Tic. A.Ş.’ye ait başka bir işyerinde çalışmaya başladığı, başka bir işyerinde çalışmak iradesiyle davalı işyerinden ayrıldığı gerekçesiyle kıdem tazminatına ilişkin talebin reddine, diğer isteklerin kabulüne karar verilmiştir. Kararı kanuni süresi içinde taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı- karşı davacının tüm davacı- karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.... sözleşmesinin işçi tarafından emeklilik sebebiyle feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem tazminatı hakkının doğup doğmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine 25.08.1999 gün ve 4447 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 5. bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkanı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanmamış olsa da, işyerinden anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir.
Somut olayda, davacının yaş hariç, prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi yönünden emeklilik şartlarını taşıdığına ilişkin Sosyal Güvenlik belgesini işverene vererek 17.09.2010 tarihinde ... sözleşmesini emeklilik sebebiyle feshettiği 21.09.2010 tarihinde başka işyerinde çalışmaya başladığı anlaşılmış olup, mahkemece, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararına atıfla davacının emeklilik sebebiyle işyerinden ayrıldıktan sonra başka işyerinde çalışmaya başladığı, asıl amacının emeklilik yaşının beklenmesi değil de başka bir işyerinde çalışmak üzere işyerinden ayrıldığı gerekçesiyle kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş ise de kıdem tazminatının emeklilik sebebiyle yapılan fesihlerde işçiye ödenmesi gerektiğinin kanuni bir hak olarak davacıya verildiği, kanunda işyerinden bu şekilde ayrılan işçinin başka yerde çalışmama şartı öngörülmediğinden kanuni hakkın kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği de düşünülmeden, kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine yanlış yorum ile yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. (Dairemizin 31.05.2013 gün. 2012- 2012/7688 E. 2013/13036 K ,26.02.2013 gün 2012/14874 E, 2013/3920 K. sayılı ilamları ).