Esas No
E. 2021/5412
Karar No
K. 2022/13408
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

5. Ceza Dairesi

E. 2021/5412 K. 2022/13408 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/5412, K. 2022/13408, T. 10.11.2022
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5412
Karar No
2022/13408
Karar Tarihi
10.11.2022
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

5. Ceza Dairesi         2021/5412 E.  ,  2022/13408 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: 1)... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/01/2018 tarihli ve 2016/219 Esas, 2018/38 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkumiyet

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24/05/2018 tarihli ve 2018/1448 Esas, 2018/1241 sayılı Kararı ile; düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karar temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık hakkındaki TCK'nın 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu yönünden ilk derece mahkemesince hükmedilmeyen ve ilk kez Bölge Adliye Mahkemesince TCK'nın 53/5. madde ve fıkrası uyarınca verilen anılan Kanun'un 53/1-e madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan 2 yıl 1 ay süreyle yasaklanmaya ilişkin 24/05/2018 tarihli düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın temyiz yasa yoluna tabi olduğu kabul edilerek esasın incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17/06/2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince dosyanın ...

12.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 10/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanunu 287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı CMK'nın 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K6763 md.35 K5237 md.7/2 K287 md.155/2 K5271 md.253 TCK md.53/5 CMK md.302/2 K5271 md.307/5 CMK md.253 K30928 md.26 TCK md.155/2 TCK md.7/2 CMK md.254
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog