2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/21299 E. , 2013/22369 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Antalya 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :15.05.2012
NUMARASI :Esas no:2010/816 Karar no:2012/460
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ile velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 12.09.2013 günü temyiz eden davacı H.B.vekili Av.M. S. geldi. Karşı taraf davalı V.B.ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Davalı koca eşi aleyhine açmış olduğu Antalya 2. Aile Mahkemesi'nin 2008/842 esas ve 2009/396 karar sayılı boşanma davasında eşinin sadakatsiz olduğunu bu iddiasını ispatlayacak deilleri bulunduğunu beyan etmesi üzerine mahkemece verilen yasal süreye rağmen iddiasını ispata yarayacak delillerini sunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, temyiz edilmeyen ret hükmü 13.05.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Kadına atfedilen sadakatsizlik eyleminin ispatlanamaması nedeniyle kocanın davası reddedilerek kesinleştiğine göre, artık kadının açmış olduğu temyize konu bu davada açıklanan vakıaya dayanılamaz ve bu husus kadına kusur olarak ileri sürülemez. Kaldı ki ayrılık döneminde kadına izafe edilecek başkaca bir kusurlu eylemin varlığı da ispat edilememiştir. Toplanan delillerden eşini sadakatsizlikle suçlayarak, şiddet uyguladıktan sonra eşini baba evine bırakan davalı kocanın boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken; mahkemece davacı kadının daha fazla kusurlu kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, bu hatalı kusur belirlemesi gerekçe gösterilmek suretiyle, davacının maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK.md.174/2) tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
4.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadın daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle kusur tespiti, tazminatlar ile nafakalar yönünden BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 990 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.09.2013(Pzt.)