2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/8882 E. , 2013/22351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Akkuş Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :13.11.2012
NUMARASI :Esas no:2010/176 Karar no:2012/252
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından; kusura ilişkin değerlendirme, davalı yararına hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile vekalet ücreti yönünden, davalı (kadın) tarafından ise; maddi ve manevi tazminat talepleri ile lehine hükmedilen nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davalının maddi tazminat talebinin "maddi zararını ispat edemediği" gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin ise "kişilik haklarının zedelendiğini kanıtlayamadığı" gerekçesiyle reddi doğru değil ise de, boşanmaya sebep olan olaylarda davalının tam kusurlu olduğu gerçekleşmiş olup, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin bu sebeple sonucu bakımından doğru bulunmasına göre, davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları açıklanan sebeple yerinde görülmemiş, diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2.Davacı, daha önceki ayrılık kararına dayanarak ayrılık süresinde ortak hayatın yeniden kurulamamış olması sebebine dayanarak boşanma davası açmış; mahkemece de, "ayrılık süresi içinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı" gerekçesiyle tarafların boşanmalarına (TMK.m.172) karar verilmiştir.
Böyle bir durumda boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur. (TMK.m.172/3) Ayrılık kararı ile sonuçlanan boşanma davası davacı tarafından açılmış, o davada davalının "boşanma sebebi" oluşturan kusuru ispatlanmıştır. Buna göre, davalının eşine ve eşinin ailesine hakaret ettiği ve eşini "öldürtmekle" tehdit ettiği gerçekleşmiştir. Ayrılık süresinde de davacıya atfı kabil bir kusur ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu fiili ve hukuki duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı tamamen kusurlu olup, davacının bir kusuru bulunmamaktadır. Hal böyleyken, "davacının kusurunun, davalıdan daha fazla olduğunun" kabul edilmesi ve buna bağlı olarak tam kusurlu olan davalı yararına yoksulluk nafakası tayini doğru bulunmamıştır.
3.Dava kabul edildiğine göre davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken, böyle yapılmayıp davalı lehine vekalet ücreti tayini doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.09.2013(Pzt.)