Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/29246
Karar No
K. 2013/25211
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2013/29246 E.  ,  2013/25211 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, asıl işveren olan Sağlık Bakanlığına ait ... yerinde değişen alt işverenlere bağlı olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını hak kazandığı yıllık izin ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, müvekkili kurum ile hizmet alım sözleşmesi imzalayan yüklenici firmalar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, ihale makamı konumunda bulunan müvekkili aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl işveren konumunda bulunan davalı ... Bakanlığının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, taraflar arasındaki ... sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği, davacının fazla çalışma iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı, hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırıldığına ilişkin işverence delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışma ücret alcaklarının ödenmemesi nedeni ile ... akdini haklı sebebe dayalı feshedilip edilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Somut olayda, davacı atama ve özlük elemanı olarak çalıştığını, ileri sürmektedir. Davacı tanığı personel tahakkuk bölümünde çalışan işçilerin günlük çalışma süresine ilişkin beyanda bulunmuş ve ayda 15- 20 gün 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştıklarını ifade etmiştir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının her yıl Haziran, ayda 15 gün 08.00-20.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma ücret alacağı hesaplanmış ise de, davacı tanığının beyanı ile davacının iddiası tam olarak örtüşmemektedir. Gerekirse tanık beyanları yeniden alınarak davacının fiilen personel tahakkuk bölümünde çalışıp çalışmadığı belirlenmeli ve atama ve özlük elemanlarının bu bölüm dışında görev yaptığı anlaşıldığı takdirde çalışma saatleri ayrıntılı şekilde tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Davacının fazla çalışma ücret alacığı bulunmadığının belirlenmesi halinde, işçi tarafından gerçekleştirilen feshin haklı sebebe dayandığının kabul edilmeyeceği de dikkate alınmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.

3.Kabule göre de; kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

Kıdem ve ihbar tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı Kanun'un 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler gözönünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır.

Somut uyuşmazlıkta, dosya içerisine ibraz edilen ücret bordrolarını incelenmesinde davacı işçiye son olarak aylık 66,88 TL yemek yardımı ödendiği görülmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kıdem ve ihbar tazminatları yönünden hesaplamaya esas giydirilmiş brüt ücretin aylık 99,00 TL yemek ücreti eklenmek sureti ile belirlenmiş olması hatalıdır .

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı Kanun K4857 md.32
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog