Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/15271
Karar No
K. 2012/19863
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/15271 E.  ,  2012/19863 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti

Ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkette otobüs şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesine işvereni tarafından haksız olarak son verildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının mazeret bildirmeksizin işe devamsızlık yaptığını, bu durumun tutanak altına alındığını, işçinin devamsızlıkla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadığını, 12.02.2010 tarihinde iş sözleşmesinin yapmış olduğu bu devamsızlıklar sebebiyle haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispat yükünün işverenin üzerinde olduğu, bu yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirilemediği gerekçesiyle söz konusu alacaklar hüküm altına alınmıştır. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona eriş şekli ve buna göre davacının ihbar ve kıdem tazminatı hak edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

Davacı vekili, işçinin sebep gösterilmeden iş sözleşmesine işverence son verildiğini iddia etmiştir. Buna karşılık davalı vekili, davacının mazeretsiz devamsızlığı sebebiyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.

Seri halde Dairemize yansıyan dosyaların bir kısmında işverenin devamsızlık tutanakları ve fesih yazıları bulunmakta, bazılarında ise sunulduğu ifade edildiği halde yer almamaktadır. Mahkemece öncelikle tüm dosyalarda devamsızlık tutanakları ve fesih yazıları getirtilmeli, her dosyanın davacısı ayrı ayrı isticvap edilerek, iş sözleşmesinin ne şekilde son bulduğu, ayrıca işverenin tutmuş olduğu bu tutanaklara karşı diyecekleri net olarak belirlenmelidir. Ardından hakimin olayı re'sen aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde, devamsızlık tutanaklarında imzası bulunan kişiler tanık olarak dinlenerek feshin ne şekilde gerçekleştiği, buna bağlı olarak da işçinin ihbar ve kıdem tazminatını hak edip etmediği somut bir biçimde belirlenmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.09.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı işveren, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı haklı olarak feshedildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde şoför olarak çalışan davacının iş sözleşmesi davalı işverence mazeretsiz ve izinsiz işe gelmediği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-g maddesi gereğince feshedildiği bildirilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesine göre feshin geçerli nedene dayandığının ispat yükü işverene aittir. Davalı işveren bu konuda devamsızlık tutanaklarına ve tanık anlatımlarına dayanmıştır. Dinlenen davalı tanığı davacının devamsızlığına ilişkin beyanda bulunmamış, işten çıkarılıp çıkarılmadığı konusunda bilgisinin bulunmadığını açıklamıştır. Davacı tanıkları ise davacının işten çıkarıldığını duyduklarını belirtmişlerdir. Sayın çoğunluk tutanak tanıklarının dinlenmesi suretiyle olayın aydınlatılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulması yönünde görüş ortaya koymuş ise de, davalı tarafça tanık listesinde gösterilmeyen tanıkların dinlenmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen “taraflarca getirilme ilkesi”ne aykırı düşer. Anılan hükme göre kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Maddede dava malzemesinin ve delillerin gösterilmesi konusunda tarafların mutlak yetkisi vurgulanmıştır. Somut olayda feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konudur. Bu nedenle hâkimin re’sen delil toplama yetkisinden söz edilemez. Öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesinde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarla ilgilidir. Somut olayda belirsiz veya çelişkili bir husus bulunmamaktadır. Dosyada mevcut maddi ve hukuki delillere göre davacının iş sözleşmesinin haklı nedene dayandığı davalı işverence kanıtlanmamıştır. Yıllık izin, fazla mesai ve hafta tatili alacaklarına ilişkin kurulan hüküm dosya içeriğine uygun olduğundan, kararın onanması gerektiği görüşü ile bozma yönündeki sayın çoğunluğu kararına katılamıyorum.27.09.2012

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.