Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2007/11920
Karar No
K. 2008/2303
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2007/11920 E.  ,  2008/2303 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R

Davacı, davalı ...Ş. ile 19.02.1992 tarihinde imzalamış olduğu Devre Tatil Sözleşmesi gereğince 30 yıllık devre tatil hakkını ve RCI üyeliğini ... Tatil Köyündeki E 89 no’lu daireyi her yılın 28.haftasında kullandığını, devre tatil hakkını kullandığı tatil köyünün 1.1.1999 tarihinden itibaren davalı ... şirketi tarafından kiralanması ve davalının talebi üzerine bu tarihten itibaren yıllık bakım ücretlerini davalının hesabına yatırdığını, 2004 tarihine kadar devre tatil hakkını düzenli olarak kullandığını, bu tarihte ise her yıl olduğu gibi devre tatil hakkını kullanmak için hazırlıklara başladıklarını ancak devre tatil hakkının kullandırılmadığını, başka yerde tatil yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek davalıların müdahalesinin menine,2.000,00 YTL maddi, 5.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.Davacı, 7.12.2006 tarihli Islah Dilekçesi ile Sözleşmenin feshi ile, 2004 yılı için kullanılmayan tatil hakkının bedeli olarak 1.546,00 YTL’nin Devre tatilin kalan 16 yıllık bedeli için 12.129,00 YTL’nin tahsilini istemiştir. Davalı, ... Şirketi taşınmazı diğer davalıya tapudaki şerhlerle birlikte devrettiklerini, davacıya tatil hakkını kullandırmayan diğer davalının sorumlu olduğunu savunmuş, davalı ... Şirketi ise , davacı ile davalı ...Ş. arasındaki devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, 1999 yılında ... Tatil Köyünü kiraladıktan sonra devre tatil hakkı sahiplerine aynı hizmeti vermeye devam ettiklerini, 8.7.2003 tarihinde ise adı geçen yerin üst hakkını da alarak “...” adlı beş yıldızlı otel hizmetine geçtiklerini, bu sistemin devre tatil ile bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında düzenlenen 19.2.1992 tarihli devre tatil sözleşmesinin feshine, davacının yararlanamadığı 2004 yılı devre tatil bedeli olan 658,00 YTL ile dava tarihinden itibaren 31.12.2020 yılına kadar devre tatil bedeli olan 4.751,00 YTL nin dava tarihinden itibaren değişken reeskont faiz oranı uygulanmak sureti ile hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya yönelik isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacılar ve davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacı, 2004 yılı devre tatil haklarını davalıların engellemeleri nedeniyle kullanamadıklarını, sözleşmenin feshi ile başka bir yerde tatil yapmak zorunda kalmaları nedeniyle yaptığı harcamalar ve sözleşmenin kalan süresi için maddi tazminat ile kullanamamasından dolayı manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece sözleşmenin feshi nedeni ile davacının ileriye yönelik kullanamayacağı yıllar için uzman bilirkişice devre tatil hakkının tanındığı tatil köyü ile aynı düzeyde başka bir tatil yerinde, sözleşmede tanınan haklar çerçevesinde tatil yapmanın gerektireceği masraflar hesap edilerek bulunan miktarın ödetilmesine karar verilmiş ise de, davacıların devre tatil sözleşmesini yaptığı 19.2.1992 tarihinde, devre tatil bedelini 8.400 DM olarak ödediği taraflar arasında tartışmasızdır. İadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi menfaatler dengesine uygun olacaktır. Aksi takdirde kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki miktar iade borçlusu yedinde haksız miktar olarak kalacak, davalıların sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin yerine getirmekten kaçınmalarına neden olacaktır.Bunun aksi bir durumu ise, iade alacaklısının haksız zenginleşmesine neden olacaktır. Ancak somut olayda taraflar sözleşmeyi yaparken döviz üzerinde yaptıklarına göre dövizin TL karşısındaki değer kazanmasının taraflarca bilindiği ve ilerideki bir fesih durumunda tarafların paranın enflasyonist etkenler nedeniyle değer kaybetme olasılığına karşı tedbir almayı hedeflediklerini kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca mahkemece fesih tarihinden itibaren davacının devre tatil olarak yararlanamadığı süre ile önceki dönemlerde yararlandığı sürelerin tespit edilmesi, davacının ödediği tüm bedelin ileriye yönelik kullanılmayan sürelere tekabül eden döviz bedeli oranının belirlenerek kalan yıllar için bu bedelin ne kadar olduğunun hesaplanması ile belirlenecek döviz cinsinden bedelin dava tarihi itibarı ile talebin TL olduğu dikkate alınarak dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Birinci bent gereğince tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 75.00 YTL peşin alınan harcın istek halinde davalı ... Turizm Otelcilik İşl. ve İnş. San. Tic. A.Ş'ne iadesine, 75.00 YTL peşin alınan harcın istek halinde davalı ... Turizm. İşl. A.Ş'ne iadesine, 20.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Tüketici Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog