Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/7738
Karar No
K. 2008/14598
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2008/7738 E.  ,  2008/14598 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Şirket Yetkilisi .... ve vekili avukat ... gelmiş davacılar tarafından gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalının dava dışı şirketten çeke dayalı alacağının tahsili için avukatı olarak icra takibi yaptıklarını ve haciz uygulattıklarını, davalının borçlu ile anlaşıp kendilerini devre dışı bırakarak haksız olarak azlettiğini, ücret sözleşmesi gereğince vekalet ücretinin ödenmediğini, tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 27.140 YTL. üzerinden itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davacı avukatlar tarafından davalı ile yapılan 22.1.2007 tarihli ücret sözleşme ile davalının alacaklı olduğu çekler nedeni ile dava dışı borçlu şirket aleyhine 23.1.2007 tarihinde icra takibi yapıldığı, 5.2.2007 tarihinde borçlunun İl Özel İdare Müdürlüğü nezdindeki istihkakları üzerine haciz konulmasını talep ettikleri ve 27.2.2007 tarihinde de konulan bu haczin kaldırılmasını talep ettikleri ve haczin kaldırıldığı bilahare davalının yeni avukatı vasıtasıyla aynı haczin 5.3.2007 tarihinde yeniden konulup, 13.3.2007 tarihinde davalı ile dava dışı borçlusu arasında anlaşma protokolunün imzalandığı ve haczin de 14.3.2007 tarihinde kaldırıldığı, davalı tarafından 5.3.2007 tarihinde de davacı avukatların vekaletten azledildikleri dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davacılar azlin haksız olduğunu ileri sürmüşler, davalı ise davacı avukatların hiçbir bilgi ve talimat almadan , borcun ödenmesi de beklenmeden borçlunun istihkakları üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep ettikleri, talimat dışı hareket ettiklerinden azlin haklı olduğunu savunmuşlardır. Vekil, Borçlar Kanununun 392. maddesi hükmüne göre, yaptığı ... sırasında, vekil edenin adına veya yararına yaptığı tüm işlerin hesabını müvekkiline vermek zorundadır. Bu nedenle azlin haklı olup olmaması, salt Avukatın üzerine aldığı ... ve davaları gerektiği şekilde takip edip etmemesine göre değil, yaptığı işin hesabını tam ve eksiksiz verip vermemesine, bu yolda müvekkilinin güven duygusunu sarsıp, sarsmamasına göre de değerlendirilmelidir. Davalı davacı avukatların talimatları olmadan hiçbir bilgi ve muvafakat almadan icra dosyasında haczin kaldırılmasını talep ettiklerinden güvenini sarstıklarını ve azlin bu nedenle haklı olduğunu savunmuş olup, davacı avukatlar haczin kaldırılmasında davalının talimatı ve izni bulunduğunu isbatlayamamışlardır. Davalı ile dava dışı borçlu arasında imzalanan anlaşma protokolününde yeniden konulan hacizden sonra olduğu gözetildiğinde, davacı avukatların azlinin haklı olduğunun kabulü zorunludur. Avukatlık kanununun 174. maddesine göre, avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir ancak, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise, yani azil haklı ise avukatlık ücretinin ödenmesi gerekmez. HGK.nun 23.9.1987 gün 87/3-188 esas 87/657 karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi, haklı olarak azledildiği halde, azle yol açan davranışının davalı aleyhine herhangi bir sonuç doğurmayan, kötü niyetli olmayan ve azle neden olan davranışı ... sahibine zarar vermeyen avukatın, azil tarihine kadar sarfettiği mesaisine karşılık adalete uygun bir avukatlık ücretinin ödenmesi hakkaniyet gereği olarak kabul edilmelidir. Mahkemece, davacı avukatların azil tarihine kadar, mesai ile yapılan işin önemi ve işin bulunduğu aşama göz önünde bulundurularak, yaptığı hizmetleri değerlendirilerek, hakkaniyete uygun bir ücret takdir edilerek karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ile azlin haksız olarak kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2.Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince diğer temyiz itirazarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 550 YTL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, 4.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog