(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4197 E. , 2008/11186 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, 17.3.2006 tarihinde bakiye borcunu başka bir bankadan 3.950 YTL EFT yaptırmak suretiyle ve kredi kapama meşruhatı ile davalı bankaya ödediğini, ancak davalının tüketici kredisi borcunu kapatmak için gönderdiği parayı bu amaçla kullanmayıp hesapta tutarak kredi taksitlerinin günü geldikçe taksitleri aldığını ve bu arada borcuna faiz işletmeyede devam ettiğini, bankaca 25.1.2007 tarihinde şifaen 2.400 YTL kredi borcu olduğunun söylenip bunun talep edildiğini, oysaki herhangi borcu bulunmadığını ileri sürerek 2.400 YTL borçlu bulunmadığının tespitini istemiştir. Davalı, davacının kredi borcundan başka aktif olan diğer hesaplarınında bulunduğunu, davacı tarafından tüketici kredisi borcunun kapatılmasına dair bir talimat verilmediğini, EFT yoluyla gelen paranın tüketici kredisinin vadesi gelen taksitleri ile kredi kartı borçlarına mahsup edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı banka tarafından davacıdan talep edilen 2.400 YTL nedEniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı bu davada, davalı banka tarafından tüketici kredisi nedeniyle kendisinden talep edilen 2.400 YTL için borçlu bulunmadığının tespitini istemiş, mahkemece ise 2008/4197-11186 herhangi bir hesap numarası veya hesap adı belirtilmeden dava kabul edilmiştir. Davacının davalı banka ile sadece tüketici kredisi nedeniyle ilişkisinin bulunmadığı, davalı banka nezdinde başka hesaplarınında bulunduğu anlaşılmaktadır. İşte bu nedenle, herhangi bir hesap adı veya numarası belirtilmeden yazılı şekilde hüküm verilmesi hükmün ifasında tereddüte ve kargaşaya yol açabilecek niteliktedir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.