Esas No
E. 2006/3213
Karar No
K. 2006/13051
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2006/3213 E.  ,  2006/13051 K.

"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.                 

MAHKEMESİ       :Kadıköy l. Aile Mahkemesi

TARİHİ        :21.09.2005

NUMARASI                          :984 - 839

DAVA TÜRÜ       :Boşanma

        Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün *   S. G. ile vekili Av.R. M. geldi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin  incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2.Tarafların tesbit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecesine  paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında * kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve  44. maddesi hükmü  dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1)  ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat taktiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

3.Davacı kadının Bağ-Kur emeklisi olup aylık 430 YTL. sabit ve düzenli gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının gerçekleşmediği nazara alınmadan davacı yararına yoksulluk nafakası verilmesi de doğru olmamıştır.               SONUÇ: Temyiz edilen kararın 2 ve 3. bentlerde açıklanan sebeplerle maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, hükmün diğer bölümlerinin ise l. bentteki nedenlerle ONANMASINA,  duruşma için takdir edilen 450 YTL. vekalet ücretinin  davacıdan alınıp davalıya verilmesine temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere   oyçokluğuyla karar verildi. 03.10.2006 sa.                                                                                                    KARŞI OY YAZISI  Davacı kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma (TMK. m. 166 f. I-II) açıldığı ve davacı kadının davasının davalı kocanın “tamamen kusurlu” olması sebebiyle kabulüne karar verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır.  Çekişme nedir?;  Davalı koca tarafından gerçekleştirilen eylemlerle evlilik birliğinin temelinden sarsılması olgusu  kanıtlanmış mıdır/kanıtlanabilmiş midir?  Yerel mahkeme davalı kocayı “tamamen kusurlu” kabul ederken aşağıdaki sebeplerin gerçekleştiği inancındadır;  -Davalı koca eşine “şiddet” uygulamaktadır  -Davalı koca eşini “başka kadınlarla” aldatmaktadır  -Davalı koca eşine “sık sık hakaret” etmektedir.  Eşine şiddet uyguladığı ve başka kadınlarla aldattığı kabul edilen kocayı davacı kadın vekili dava dilekçesinde (sayfa:2)  aynen şu şekilde tarif etmektedir;  “…1978 yılında…..geçirdikleri bir trafik kazası sonucunda davalı felç olmuştur. Göğsünden aşağısını kullanamamaktadır. Sadece kolları ve başını kullanabilmektedir”  Dava dosyası içinde bulunan sağlık kurulu raporu ile davalı kocanın sakatlık derecesi:%98 olarak belirlenmiştir.  Bu belirlemeler delillerin takdiri/tanıkların inandırıcılığı açısından  kenarda kalsa/değerlendirme dışı bırakılsa bile tarafların 2002 Mayıs ayında birlikte Antalya’ya gittikleri davacı kadının tanıklarının anlatımı ile bile sabittir. Tarafların 2002 yılı Eylül ayına kadar birlikte kaldıkları da sabittir.  Dolayısıyla 2002 Mayıs öncesi bütün olaylar “varsa bile” kadın tarafından hoşgörü ile karşılanmıştır. 2002 Mayıs öncesini anlatan davacı tanıklarının anlatımının hiçbir değeri yoktur. Bu sebeplerle boşanmaya neden olarak gösterilen olaylardan sonra evlilik birliğinin makul süre başka şehirde de sürdürülmesi evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında af niteliğinde davranışlardan olduğundan böyle bir durum gerçekleşmişse daha sonrasında yeni bir olayın varlığı da kanıtlanmamışsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma  (TMK. m. 166 f. I-II) davasının reddi gerekir.(Dairemin emsal kararları:  Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma-2, s. 340-341)  Ne olmuştur?  Davacı kadın 2002 Eylül ya da Ekim başında kocasının yanından ayrılmıştır. Davalı koca tekerlekli sandalyede devamlı oturduğundan arka tarafında “yaralar” oluşmuştur. Bu sebeple “3 kez ameliyat” olmuştur. Davacı kadın kocası yanından ayrıldıktan sonra dava tarihine kadar yaklaşık iki yıl boyunca hangi gerekçeyle olursa olsun bakıma muhtaç kocasıyla ilgilenmeyerek onu yalnız bırakmıştır. Bu eylemler davacı kadının “en azından” ağır kusurlu olduğunun açık kanıtıdır.  Yukarıda açıkladığımız gerekçelerle evliliğin devamında felçli koca açısından yarar bulunduğu gerçeği karşısında davanın reddi yerine felçli davalı kocayı “tam kusurlu” kabul etmek suretiyle hüküm tesisi görüşümüze göre olanaklı değildir.  Değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.    

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog