(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/5190 E. , 2007/11005 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, 14.6.2006 tarihinde davalı şirketten satın aldığı araçta kısa bir süre sonra arızalar oluştuğunu, yetkili servise müracaatına rağmen arızanın giderilemediğini ileri sürerek aracın yenisi ile değiştirilmesini, mümkün olmaması halinde araç için ödediği 26.999.98 YTL'nin tahsilini istemiştir. Davalı, davacının şikayeti üzerine klimada sorun olmamasına rağmen müşteri memnuniyeti çerçevesinde klimanın kompresörünü değiştirdiklerini, herhangi bir hata olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, araçtaki arızanın giderildiğini ve halen arızada bulunmadığı arızaların maldan yararlanmamayı sürekli hale getirmediği davacının onarım hakkını kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı eldeki davada aracın klima sisteminde bulunan arızanın yetkili sevrvise müracaatına rağmen giderilmediğini ileri sürerek aracın değişimini mümkün olmaması halinde ödediği bedelin tahsilini istemiştir. Hemen belirtmek gerekirki 4077 sayılı yasa uyarınca seçimlik haklarından tamir hakkını kullanan tüketicinin arızanın tamir edilememesi ve koşulların oluşması halinde aracın değişimi veya bedelin iadesini isteme ... bulunmaktadır. Bu bağlamda 2007/5190-11005 tamir hakkını kullanan davacınında koşulların oluşması halinde diğer seçimlik hakkını kullanması olanaklıdır. Davacıda eldeki davada bu hakkını kullanmış olup, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda açıklamalar kısmında dava konusu aracın klimasında soğutma yetersizliği bulunduğu, bu yetersizliğin kullanımdan kaynaklanmadığı belirtilmesine rağmen, sonuç bölümünde klima kompresörünün komple değiştirildiği ve sorunun giderildiği bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun açıklama bölümünde tesbit edilen bulgular ile varılan sonuç birbiriyle çelişkili olup, bu haliyle hükme esas alınması mümkün değildir. Mahkemece konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulunda taraf mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ayrıntılı ve açıklamalı rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yetersiz ve kendi içinde çelişkili rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usül ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.