Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/1437
Karar No
K. 2009/3060
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2009/1437 E.  ,  2009/3060 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.05.2003 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü : _K A R A R_

Davada davacılar imar uygulaması öncesinde mülkiyeti kendilerine ait taşınmazlar ve üzerinde bulunan dükkanların imar uygulaması ile dava dışı kişiler adına tescil edildiğini, bu yöndeki imar düzenlemesi ve encümen kararlarının iptali için idari yargıda ve yine tapu iptali ve tescil istemli olarak da adli yargıda davalar açtıklarını, imar uygulaması ile taşınmazların zemini başka kişilere verilmiş ise de üzerindeki dükkanların kendilerine ait olduğunu, yıkılana kadar da başkaları tarafından kullanılmasının mümkün bulunmadığını, davalının da bu dükkanlardan 41 numaralı olanı hiçbir akdi ilişkiye dayanmadan beş aydır işgal edip kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve 500 milyon TL haksız işgal tazminatının davalıdan tahsilini istemişlerdir. Davalı, çekişme konusu dükanı kayıt maliklerinden kira sözleşmesi ile kiralayarak kullandığını, haksız yere elatan durumunda bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere, eldeki davada amaçlanan sonuç, mülkiyet hakkının korunması ve uğranılan zararın tazminidir. Türk Medeni Kanununun 683. maddesi hükmünce malik o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma, yetkisine sahiptir. Diğer yandan malik her türlü haksız elatmanın giderilmesini dava yolu ile talep edebilir.

Somut olayda; sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için, imar düzenlemesinden önceki mülkiyet hakkına dayanarak talepte bulunan davacıların hukuki durumlarının kesinleşmesi gerekir. Bunun için de imar uygulamasının iptali istemi ile idari yargıda açılan, mülkiyetin iadesi istemi ile adli yargıda açılan tapu iptali ve tescil davalarının sonucu beklenmelidir. Nitekim, söz konusu imar düzenlemelerinin dayanağı olan Erenler Belediye Encümeninin 15.12.1994 tarih ve 1666 sayılı kararı Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 2003/11 esas, 2004/47 karar sayılı kararı ile iptal edilmiş, karar 15.11. 2006 tarihinde kesinleşmiştir. Yine aynı belediye encümeninin bu kez aynı taşınmazların bulunduğu imar adasında, önceki imar düzenlemesindeki veriler baz alınarak 13.08.1998 tarih ve 691 sayılı karar ile yeniden imar düzenlemesine ilişkin işleminde Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 2003/12 esas, 2004/48 karar sayılı kararı ile iptal edilerek 08.01.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Şu halde, mevcut imar parsellerinin oluşumuna esas olan idari işlemler iptal edilmiş olmakla, kesinleşmIş bu kararlar doğrultusunda belediyece geri dönüşüm işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Erenler Belediye Encümenince 3194 sayılı İmar Kanununun 18. ve 19. maddelerine göre parsellerin eski haline dönüştürülmesine, geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanarak tescillerinin yapılmasına, gereği için dosyanın imar işleri müdürlüğüne gönderilmesine ilişkin 13.03.2007 tarih, 77 sayılı karar verilmiş ise de, bu kararın ve yapılacak işlemin de sonucunun beklenmediği anlaşılmıştır. Mevcut kayıt maliklerine karşı açılan tapu iptali ve tescil davasında Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 2002/540 esas, 2006/413 karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği ve temyiz aşamasında bulunduğu dosyada mevcut karar örneği ve beyanlardan saptanmıştır.

Az yukarıda sözü edilen, gerek idari yargıda ve gerekse adli yargı yerinde açılan davaların sonuçları beklenerek mülkiyet hakkına dayanan davacıların hukuki durumları kesinleştikten sonra elde edilecek sonuca göre bir hüküm kurulması yerine eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan, nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, temiyz harcının istek halinde yatırana iadesine, 12.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog