Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/4730
Karar No
K. 2008/5902
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/4730 E.  ,  2008/5902 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil, karşı dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28.1.2008 gün ve 2007/12436-2008/539 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı-k.davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı arsa sahibi, yüklenicinin iskan alma borcunu yerine getirmediğini, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, savunma doğrultusunda dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiş, karar Dairemizce onanmıştır. Davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Gerçekten, davalılar arasındaki biçimine uygun düzenlenen 30.03.1988 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin 2.sayfası (h) bendinde binadaki son bağımsız bölüm tapusunun verilmesi, yapıya iskan alınması koşuluna bağlanmıştır. Taraflar arasında, yapı oturma izni (iskan ruhsatı) verilmediği hususu çekişmeli değildir. Çankaya Belediye Başkanlığının dosyaya gönderdiği 17.04.2003 tarihli yazısından yapıya kullanma izin belgesi verilebilmesi için; yapı ruhsatının yenilenmesi, ısı yalıtım vizesi yapılması, vergi ilişik kesme belgesinin getirilmesi, vizeli kanal ruhsatının getirilmesi, emlak vergi borcu olmadığına dair yazı getirilmesi ile cins değişikliği yaptırılması gerektiğinin bildirildiği görülmektedir. Davacıya, mahkemece süre verilmiş, davacı verilen süre içerisinde eksiklikleri gidererek iskan ruhsatı almadığından, dava reddedilmiştir. Az yukarıda söylendiği üzere, davacının dayanağı yüklenicinin yaptığı temlik işlemidir. Davacı, bu temlik işlemine dayanarak arsa sahibini ifaya zorlamaktadır. Fakat, temlik alanın ifa talebine muhatap olan borçlu (arsa sahibi) bu talebe hemen uymak zorunda değildir. Devralan kimse, temlik işlemini ve kendisinin yeni alacaklı sıfatını ispat etmiş olsa bile borçlu (arsa sahibi) ona karşı bir takım itiraz ve defilerde bulunmak hakkına sahiptir. Borçlar Kanununun 167.maddesine göre “borçlu, temlike vakıf olduğu zaman temlik edene karşı haiz olduğu defileri temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir.” Buna göre temliki öğrenen borçlu, temlik olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir hale gelir. Bir bakıma denilebilir ki, temlik işleminin öğrenildiği ana kadar temlik sözleşmesinin dışında olan ve işlemin tarafı olmayan arsa sahibi, temlik işleminden haberdar olunca, temlik işleminin tarafı olur ve arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan haklarını ona karşı (üçüncü kişiye) ileri sürer hale gelerek üçüncü kişinin ifa isteğini reddedebilir.

Somut olayda, davalı arsa sahibinin savunma sebebinin dayanağı yukarıda yazılanlardır. Sözleşmenin açık hükmüne rağmen, yapıya oturma izni (iskan raporu) alınmadığından ve çekişme konusu bağımsız bölümün devri iskan raporu alınması koşuluna bağlandığından, yapıya iskan raporu alınıncaya kadar ne yüklenici ve ne de onun şahsi hakkını temlik ettiği davacı üçüncü kişi mülkiyet aktarımı talebinde bulunamaz. Kuşkusuz, sözleşmedeki edim yerine getirildiğinde sözleşme arsa sahibi bakımından da ifa ile sonuçlanmış olacağından, yüklenicinin temlik ettiği üçüncü kişi bu istemini dava konusu yapabilir. Yerel mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve Dairemizce de benimsenen yerel mahkeme gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır. Dairemiz onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.Maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, H.U.M.K.’nun 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, 170 YTL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, 07.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Tüketici Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.