Esas No
E. 2022/12107
Karar No
K. 2022/10541
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2022/12107 E.  ,  2022/10541 K.

"İçtihat Metni"TALEP EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TALEPTE BULUNULAN İLGİLİ

DAİRE KARARI : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/06/2022 tarihli ve 2022/4888 Esas, 2022/7252 Karar TALEPLE İLGİLİ MAHKEME KARARI : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 11/03/2020 tarih ve 2019/1008 Esas, 2020/512 Karar TALEPLE İLGİLİ HÜKÜM : CMK'nın 286/2-g maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi

SUÇ: Cinsel saldırı

Cinsel saldırı suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2019 tarih 2017/631 Esas, 2019/69 Karar sayılı beraat hükmüne yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 11/03/2020 tarih ve 2019/1008 Esas, 2020/512 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 30/06/2022 tarihli ve 2022/4888 Esas, 2022/7252 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddi yönündeki kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 13/09/2022 tarihli ve 9-2020/83831 sayılı yazısı ile " İtirazın konusu, bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin esastan ret kararının kesin olup olmadığına ilişkindir.

2.TCK'nın cinsel saldırı suçunu düzenleyen 102. maddesinin; "(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. ...

3.Suçun; ...

b)Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,, .... işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır" hükümlerini, CMK'nın temyizi düzenleyen 286. maddesinin; "(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; ...

g)On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, temyiz edilemez" hükümlerini içerdikleri anlaşılmaktadır. Cezayı artıran nitelikli hallerin temyiz kesinlik sınırını etkileyip etkilemeyeceği konusunda Yargıtay Ceza Dairelerinin farklı uygulamaları mevcuttur.

İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen beraat kararları yönünden CMK'nın 286/2-g maddesinin uygulamasında; Yargıtay 9. Ceza Dairesi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararlarının temyiz kesinlik sınırı olan 10 yıllık hapis cezasının cezayı arttıran nedenlerin göz ardı edilerek belirlenmesi gerektiği görüşünde iken aynı suç yönünden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin işin esasına girerek inceleme yaptığı anlaşılmaktadır.

Nitekim iddianamedeki sevk maddeleri TCK.nın 109/1, 109/3-f, 109/5 olan eylem nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair karara yönelik temyiz istemi hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesinin verdiği 01/03/2022 tarih ve 2021/13432 Esas, 2022/1734 Karar sayılı kararında, "5271 sayılı CMK'nın 286/2-g. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, kasten yaralama ve müstehcenlik suçlarıyla ilgili verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin anılan hükme ilişkin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi gereğince REDDİNE," şeklinde temyiz isteminin reddine karar vermiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23/02/2022 tarih ve 2021/11471 Esas, 2022/3269 Karar sayılı kararında aynı sevk maddeleri ile açılmış kamu davasında verilen beraat kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair karara karşı temyiz isteminin kabul ederek işin esasına girilmiş ve "Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin, akrabası olan sanıklar..., ... ve... tarafından, kuzeni olan ... ile gayri resmi olarak evlendirildiği ve bu şekilde ... ile birlikte aynı evde yaşamasına yardım edildiği anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanıklar tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nın 109/1,3-f,5, 39. maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararları kaldırılarak mahkumiyetlerine karar verilmesi yerine; katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması" gerekçesi beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Suçun sübutu halinde, temel cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli bir hal varsa ve bu hal nedeniyle yapılacak uygulama maddesindeki ceza artırım oranı temel cezayı belirleyen yasa hükmündeki cezanın üst sınırını 10 yıl hapis cezasının üzerine çıkarıyorsa CMK'nın 286/2-g maddesinde yazılı istisnai halin bu gibi durumlara uygulanabilir olmadığı, diğer bir değişle iddianamede temel cezanın verilmesi istenen yasa hükmüne ek olarak bu cezayı artıran nitelikli hale ilişkin sevk maddesi varsa ve bu maddenin uygulanması halinde temel cezanın üst sınırı 10 yılı geçiyorsa, ilk derece mahkemesinin verdiği beraat kararı hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından verilecek esastan ret kararının temyizinin kabil olduğu kanaatine varılmıştır.

3.Somut olayda sanık hakkında TCK'nın 102/1-1.cümle ve 102/3-b maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı,

TCK'nın 102/1-1.cümlede yazılı suça öngörülen temel cezanın 10 yıl hapis cezası olduğu, ancak cezayı artıran nitelikli hal olarak "kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle" işlenmesi halini düzenleyen TCK'nın 102/3-b maddesi gereğince cezanın yarı oranında artırılması ile temel ceza üst sınırının 10 yıl hapis cezasının geçtiği ve böylece temyiz kesinlik sınırının aşıldığı düşüncesine varıldığından Yüksek Dairenin temyiz isteminin reddine dair kararına itiraz etmek gerekmiştir." itiraz isteminde bulunulmuştur. Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

UYAP kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11/04/2017 gün ve 2017/9811 Esas sayılı iddianamesi ile katılan ... Aslan'a yönelik TCK'nın 102/1-1.fıkra, 102/3-b maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçundan açılan kamu davasında, Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2019 tarih 2017/631 Esas, 2019/69 Karar sayılı kararında "sanığın avukat olduğu, mağdurun avukatlık stajının ikinci aylık dönemi için sanığın ofisinde stajer avukat olarak çalışmaya başladığı, sanığa ait ofisin iki katlı olduğu, iş yerinde bir çok avukatında çalıştığı, olay günü mağdurun sanığa kahve yaparak ofisine gittiği, müşteki ile sanık arasında öpüşmenin meydana geldiği hususunda taraflar arasında itilaf yoktur, sanıkta müşteki ile arasında öpüşmenin meydana geldiğini ikrar etmiştir, mahkememizce çözümlenmesi gereken husus olayın görgü tanığı olmayan bu öpüşmenin rıza dahilinde mi yoksa rızası dışında mı gerçekleştiği husundaki kanıtları değerlendirmek ve maddi gerçeği belirleme hususudur. Bu eylemle ilgili sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında, öpüşmenin olduğu ancak bunun rıza ile gerçekleştiğini beyan ettiği, müştekinin iddiası ise meydana gelen öpüşmenin rıza dışı gerçekleştiği hususudur, söz konusu maddi olayda olayın görgü tanığının olmadığı, ofis kapısının açık olduğu, taraflar arasındaki watssup mesajlaşmaları dikkate alındığında sanık ile müşteki arasında ofis iş ilişkisinin dışında bir samimiyetin olduğu hususunda mahkememizce vijdani kanaat hasıl olmuştur, özellikle sanık ile müştekinin bulunduğu ofis katında başkaca çalışan avukatların olması, ofis kapısının açık olması, sanık hakkında şikayet yapıldıktan sonra savunma tanıklarının beyanı dikkate alındığında, şikayetçinin davadan vazgeçmek için sanıktan 800,000-1,000,000-TL ye yakın maddi tazminat taleplerinin içeriği de dikkate alındığında şikayetçinin sanığın rızası dışında kendisini öptüğüne dair beyanına itibar edilmemiş , yine müşteki beyanında sanığın kendisine kahve yapmasını istediği , kahveyi yapıp yukarıya çıktığını beyan ettiği, sanığın iş yerinde hizmetli olarak çalışan tanık ...' ın beyanı dikkate alındığında ofiste çalışan hiçbir avukatın sanığa kahve yapmadığını beyan ettiği, tanık beyanları dikkate alındığında sanığın çalışma odasının kapısının devamlı açık olduğu, müştekinin iki ay süre ile bu ofiste staj yaptığını, sanığın müştekiye karşı her hangi bir olumsuz davranış ve eylemine şahit olmadıklarını beyan ettikleri hususları da dikkate alındığında şikayetçinin iddiası mahkememizce yerinde ve samimi görülmemiş, bu durumda her ne kadar sanık hakkında hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanmak suretiyle basit cinsel saldırı suçundan dolayı kamu davası açılmışsa da şikayetçinin iddiasının dışında sanığın müsnet suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği" gerekçesiyle beraat kararı verildiği,

Hükmün katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 11/03/2020 tarih ve 2019/1008 Esas, 2020/512 Karar sayılı kararında "Sanık hakkında "Basit Cinsel Saldırı" suçundan kurulan Beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusu ile ilgili yapılan inceleme sonucunda; ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde her hangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu" gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği,

İstinaf ilamının, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda "Sanık hakkında cinseL saldırı suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda atılı suçtan beraatine dair ilk derece mahkemesince verilen kararla ilgili yapılan başvuru üzerine istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hüküm temyiz edilmiş ise de, müsnet suçu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 102/1-c.1 maddesinde yer alan hapis cezasının ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yıl olması ve 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g. maddesine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlerin kesin olup temyiz edilemediği " gerekçesi ile onama istekli tebliğnameye aykırı olarak temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince reddine oy birliği ile karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın, temyiz edilemeyecek kararları düzenleyen 286/2 maddesindeki g bendinin, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının temyiz edilemeyeceğinin belirtildiği, sanığa isnat edilen eylemin kanuni düzenlemesindeki ceza miktarı itibariyle temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR;

Dairemizce verilen temyiz isteminin reddi kararı usul ve kanuna uygun olup,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.