Esas No
E. 2022/12101
Karar No
K. 2022/10547
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2022/12101 E.  ,  2022/10547 K.

"İçtihat Metni"

TALEP EDEN :

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEPTE BULUNULAN İLGİLİ DAİRE KARARI : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/06/2022 tarihli ve 2022/8090 Esas, 2022/7024 Karar TALEPLE İLGİLİ MAHKEME KARARI : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24/03/2021 tarih ve 2020/1117 Esas, 2021/419 Karar TALEPLE İLGİLİ HÜKÜM :

CMK'nın 286/2-d maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle Temyiz İsteminin Reddi

SUÇ: Cinsel Taciz

Cinsel taciz suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; Zara Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih, 2020/6 Esas ve 2020/218 Karar sayılı ceza verilmesine yer olmadığı hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24/03/2021 tarih ve 2020/1117 Esas, 2021/419 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tayin olunan ceza süresince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 30/06/2022 tarihli ve 2022/8090 Esas, 2022/7024 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddi yönündeki kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 15/09/2022 tarihli ve 9 - 2021/62396 sayılı yazısı ile "itirazın konusu, ilk kez bölge adliye mahkemesi ceza dairesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünün temyizinin kabil olup olmadığına dairdir.

2."Temyiz" başlıklı CMK'nın 286. maddesi; "(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; ...

d)(Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, ... Temyiz edilemez" hükmünü, Aynı kanunun "İstinaf" başlıklı 272. maddesi; "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir (3) (Ek cümle: 14.04.2020 - 7242 S.K./17. md) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak;

a)(Değişik bent: 31/03/2011-6217 S.K 23. mad.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,

b)Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,

c)Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmünü,

TCK'nın "Cinsel Taciz" suçunu düzenleyen 105. maddesinin; "(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./61. md) Suçun;

a)Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

b)Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c)Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d)Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

e)Teşhir suretiyle, işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz." hükmünü getirdiği,

Anayasa Mahkemesinin 15/02/2019 tarihli Resmi Gazete yayınlanan 27/12/2018 tarihli 2018/71-118 E/K sayılı kararı ile iptal edilen CMK'nın 286/2-d madde metninin de "(Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları" şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.

Maddede yeniden yapılan 20/02/2019 tarihli 7165 sayılı yapılan düzenlememenin yürürlük tarihi 28/02/2019'dur. Usul hükümlerinde yapılan değişikliğin derhal yürürlüğe girmesi ve ve yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hemen uygulanması gerektiği açıktır. Bu madde yönünden 7165 sayılı yasada farklı bir yürürlük tarihi belirlenmemiştir. Bu nedenle üst sınırı iki yıl hapis cezasının gerektiren suçlarla ilgili olşarak 28/02/2019 gününden itibaren verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin kabil olup olmadığının yasa hükmünün 7165 sayılı yasa ile yeniden düzenlenen şekline göre belirlenmesi gerekecektir.

CMK'nın 286/2-d maddesinin iptal edilen metni üst sınırı iki yıl hapis cezası olan suçlarla ilgili bölge adliye mahkemesince verilen tüm kararları temyiz kapsamı dışında tutarken yeniden düzenlenen hali ile, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve CMK'nın 272/3 maddesinde yazılı istisnalar dışında kalan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin temyizinin kabil olduğu hüküm altına alınmıştır. Mahkumiyet hükmünün ilk defa bölge adliye mahkemesince verilmesi haline bakıldığında hapis cezasından çevrilmeden doğrudan verilen 3.000.- TL ve altındaki adli para cezaları dışındaki mahkumiyet hükümler hapis veya adli para cezası olup olmadığına bakılmaksızın temyizi kabil olacaktır. İlk defa bölge adliye mahkememi tarafından verilen hapis cezasının miktarına bakılmaksızın temyizi kabil olacaktır.

3.Somut olayda;

İlk derece mahkemesince verilen akıl hastalığı nedeniyle verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün aleyhe istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılarak sanığın TCK'nın 105/1.maddesinin 1.cümlesi, 105/2-e, 32/2, 62 maddeleri gereğince; 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,TCK'nın 32/2. Maddesinin son cümlesi uyarınca sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi aynı kalmak ve takdiren 3 ay 3 gün (Tamamen) süreyle uygulanmak koşulu akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına,

TCK'nın 57/1-6 maddesi gereğince sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir. Her ne kadar akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak infazına karar verilmişse de sanığa neticeten 3 ay 3 gün hapis cezası verildiği ve bu hükmün ilk kez bölge adliye mahkemesi tarafından verildiği gözetildiğinde, hükmün CMK'nın 272/3 maddesi kapsamı dışında kaldığı, bu nedenle hükmün temyizinin kabil olduğu düşüncesine varılmış olmakla Yüksek Dairenini red kararına karşı CMK'nın 308. maddesi gereğince itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurmak gerekmiştir." itiraz isteminde bulunulmuştur. Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

UYAP kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... hakkında, Zara Cumhuriyet Başsavcılığının 26/12/2019 tarih ve 2019/329 Esas sayılı iddianamesi ile müşteki ...'ya yönelik TCK'nın 105/1-1.fıkra, 105/2-e maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçundan yargılanması talebiyle açılan kamu davasında, Zara Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih, 2020/6 Esas ve 2020/218 Karar sayılı kararında "Sanık hakkında Cinsel Taciz suçundan dolayı kamu davası açıldığı, müştekinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında birbiri ile uyumlu ve değişmeyen beyanlarında Zara ilçesinde Almanca öğretmeni olarak görev yaptığı, olay tarihinde markete doğru giderken bir şahsın müştekiyi takip etmeye başladığı ve yanına yaklaştığı, müştekinin yanından gitmesi için yavaşladığı, müştekinin yavaşlaması üzerine sanığın müştekinin önüne geçtiği, sanığın hareketlerinden rahatsız olan müştekinin karşı kaldırıma geçmek isterken sanığın geri dönerek müştekiye doğru geldiği ve üzerindeki switşörtü sıyırarak fermuarı açık pantolonun üzerinden cinsel organını gösterdiği, müştekinin panikle olay yerinden uzaklaşması üzerine sanığın üst caddeye geçerek hızlı hareketlerle kaçtığı, müştekinin müracaatı üzerine başlatılan tahkikatta incelenen kamera kayıtlarında şüphelinin belirtilen saatlerde olay yerinin üst caddesinde hızlı hareketlerle sürekli yer değiştirerek en son Karadeniz ekmek fırını isimli iş yerinin yanındaki ara sokağa girerek kamera görüş açısından çıktığının belirlendiği, 20/11/2019 tarihli teşhis tutanağında kamera kayıtları müştekiye gösterildiğinde sokak ortasında cinsel organını gösteren şahsın sanık olduğunu kesin ve net olarak tespit ettiğini, sanığın müdafii ve işaret dili uzmanı ile alınan savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesinin 12/12/2019 tarihli raporunda şüphelinin TCK 32/2 maddesi kapsamında atılı suç yönünden davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğunun tespit edildiği, müştekinin alınan ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğu, her ne kadar atılı eylemin gerçekleştidiğine dair kamera kaydı mevcut olmasa da toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; müştekinin sanığı daha önceden tanımaması, aralarında herhangi bir husumet bulunmaması, iftira atmasını gerektirecek bir sebebin var olmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında Cinsel Taciz suçundan TCK 105/1-1, 105/2-e maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve sanığın bu suçu işlediği sabit ise de; Cumhuriyet Üniversitesi Psikiyatri Anabilimdalı Başkanlığından 12/12/2019 tarih ve 5.058 sayılı sağlık kurulu raporunda TCK'nun 32 maddesinin 1. fıkrasından tatbikinin uygun olabileceği yönünde rapor tanzim edildiği, sanığın suçun hukuki anlam ve neticelerini anlamayacak derecede akıl hastası olması sebebi ile ceza ehliyetinin olmadığı" gerekçesiyle CMK' nın 223/3-a maddesi gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,

Hükmün sanık müdafisi ve Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24/03/2021 tarih ve 2020/1117 Esas, 2021/419 Karar sayılı kararında " Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi 12.12.2019 tarihli raporu ile 32/2 kapsamında kaldığı anlaşılan sanığın 20.11.2019 tarihinde yolda yürümekte olan müştekiyi takip ettiği, müştekinin sanığın yanından geçmesi için yavaşlaması üzerine sanığın müştekinin önünde geçtiği, müştekinin sanığın hareketlerinden rahatsız olduğu ve karşı kaldırıma geçmek isterken sanığın fermuarının açarak cinsel organını müştekiye gösterdiği, müştekinin olay yerinden uzaklaşarak kolluk güçlerine müracaata bulunduğu anlaşılmış, Dairemizce kamu davasına konu olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.

Olayın ortaya çıkış şekli, sanığa iftira atması için bir neden bulunmayan müştekinin aşamalarda değişmeyen, istikrarlı ve oluşa uygun düşen ifadeleri, teşhis tutanağı , kamera kayıt inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın atılı suçu inkara yönelen savunmalarının suç ve cezadan kurtulmaya dönük olduğu değerlendirilmekle, itibar edilmemiştir.

Dairemizce kabul olunan bu oluş çerçevesinde sanığın eyleminin hukuki nitelendirilmesine gelince; Sanığın müştekiye hedef alarak cinsel organını göstermekten ibaret eyleminin teşhir suretiyle cinsel taciz suçunu oluşturduğu anlaşılmakla eylemine uyan TCK'nın 105/1, 105/2-e maddesi gereğince mahkumiyetine karar vermek gerekmiş, bu itibarla sanığın eyleminin oluş şekline ve suç vasfının tayinine ilişkin hususlarda ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Ancak; Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi 12.12.2019 tarihli raporu ile sabit olduğu üzere, sanığın TCK'nın 32. Maddesinin birinci fıkrasında yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiile ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalması nedeniyle aynı kanun maddesinin ikinci fıkrası gereğince hukuki durumunun tayini yerine yazılı şekilde TCK'nın 32/1. Maddesi gereğince uygulama yapılması hukuka aykırı bulunduğundan, istinaf başvuruları bu itibarla yerinde görülerek hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.

Suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, kasta dayalı kusurunun derecesi nazara alındığında alt sınırdan ayrılınmasını gerektirir bir husus tespit olunamadığından bahse konu suç yönünden temel cezanın alt sınırdan tayin olunması yoluna gidilmiştir.

İşlediği fiille igili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile" sanık hakkındaki hükmün kaldırılmasına, sanığın TCK'nın 105/1.maddesinin 1.cümlesi, 105/2-e, 32/2, 62 maddeleri gereğince; 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

TCK'nın 32/2. Maddesinin son cümlesi uyarınca sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi aynı kalmak ve takdiren 3 ay 3 gün (Tamamen) süreyle uygulanmak koşulu akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına,

TCK'nın 57/1-6 maddesi gereğince sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verildiği,

İstinaf ilamının, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda " İlk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama sonucunda sanık hakkında cinsel taciz suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen karara yönelik istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak sanığın bu suçtan mahkumiyeti ile belirlenen süreye eş sağlık tedbiri uygulanmasına dair kurulan hüküm 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d. maddesi uyarınca kesin olup temyiz edilemediği "gerekçesi ile onama istekli tebliğnameye aykırı olarak temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince reddine oy birliği ile karar verildiği,

İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı şeklindeki 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d maddesindeki ilk düzenlemenin 15/02/2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 gün ve 2018/71 esas, 2018/118 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine; mezkur maddenin, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20/02/2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile yeniden düzenlendiği, buna göre; ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkumiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararının CMK'nın 272/3. fıkrası kapsamında istisna niteliğindeki bir karar olmadığı, sanığa isnat edilen eylemin kanuni düzenlemesindeki ceza miktarı itibariyle temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR;

Dairemizce verilen temyiz isteminin reddi kararı usul ve kanuna uygun olup,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK’nin 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE, 28/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.