7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/3401 E. , 2022/6454 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13/11/2015 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi ve kâl istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/11/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili; vekil edenine ait 2031 ve 2032 parsel sayılı taşınmazlara davalı tarafından elektrik direkleri dikilmek suretiyle müdahalede bulunulduğu belirterek, direklerin sökülerek eski hale getirilmesi talep edilmiştir. Davalı; öncelikle husumet yokluğu nedeniyle ve esastan da davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı TEİAŞ vekili, davanın husumetten reddini savunmuştur.
Mahkemece (ilk kararda), davanın kabulü ile 2032 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda D5 ve D6 olarak gösterilen koordinatlı alanda davalıca yapılan müdahalenin meni’ne ve kal’ine karar verilmiştir Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 20.10.2020 tarih ve 2018/6529 Esas, 2020/6434 Karar sayılı ilamında belirtilen "...mahkemece, öncelikle dava konusu yerlere yönelik kamulaştırma işleminin yapılıp yapılmadığı sorularak var ise kamulaştırma evraklarının dosya kapsamına alınması, aynı şekilde niza konusu taşınmazların toplulaştırma işlemine tabi tutulup tutulmadığı da saptandıktan sonra, mahallinde keşif icra edilerek davacıya ait taşınmazının içinden geçtiği kabul edilen elektrik direklerinin savunmada belirtildiği gibi herhangi bir projeye bağlı olarak elektrik şirketleri tarafından mı, yoksa özel olarak davalı tarafından mı döşendiğinin tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespit edilmesi, bu şekilde dava dışı Medaş ile özellikle yıkım istemine yönelik Tedaş’ın da HMK’nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği veya HMK'nın 59. maddesi uyarınca davaya dahil edilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi, elektrik direklerinin (infaza elverişli olacak şekilde) ölçekli ve koordinatlı fen bilirkişisi raporunda net olarak gösterilmesi ondan sonra toplanmış ve/veya toplanacak delillere göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra mahkemece; davanın kabulü ile, 2032 parsel sayılı taşınmazda 05.08.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda D:224445, D:224467, D:224478 olarak gösterilen davalı TEİAŞ tarafından yapılan müdahalenin men’ine ve kal’ine, davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, dahili davalı TEİAŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kâl isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının çekişme konusu eski 2301 ve 2302 parsel sayılı taşınmazların kayden maliki olduğu, davalının ise çekişme konusu taşınmazlar ile ilgili kayda dayanan bir ... olmayıp dava dışı MEDAŞ ile bila tarihli tesis sözleşmesi akdettiği, davalının savunmasında enerji hattı çekme yetkisinin olmadığını, bu konuda MEDAŞ’ın yetkili olduğunu belirterek husumet itirazında bulunduğu, 21.04.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporuna göre çekişme konusu 2032 parsel üzerinde D5 ve D6 ile gösterilen iki adet elektrik direğinin mevcut olduğu, davacı tarafından dava dışı MEDAŞ’a yapılan başvuru üzerine ilgili şirket tarafından "...incelemeler sonucunda ...’a ait 17.03.2015 tarihinde yapılan tesise ait 2 adet direk ve hat olduğu tespit edilmiştir.
Fakat tesis edilen hat: 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Daire Tarım Reformu Kanunu'na göre tesis edilmiştir..." şeklinde beyanda bulunulduğu, yargılama aşamasında dava konusu taşınmazların 3083 sayılı Yasa'ya göre yapılan toplulaştırma işlemleri yeni 466 ada 8 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, dava tarihi itibariyle eski 2032 parsel sayılı taşınmaz sınırlarından yer almayan D:224445 nolu direğin yeni oluşan 466 ada 8 parsel sayılı taşınmaz sınırları içeriğinde kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Söyle ki; taşınmazının içinden geçtiği kabul edilen elektrik direklerinin savunmada belirtildiği gibi herhangi bir projeye bağlı olarak elektrik şirketleri tarafından mı, yoksa özel olarak davalı tarafından mı döşendiği tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespit edilmediği gibi, esasen iletim sistemleri ile bağlantılı olarak TEİAŞ Genel Müdürlüğü'nün sorumlu tutularak sonuca gidildiği görülmektedir.
Bu durumda mahkemece; öncelikle toplulaştırma sonucu oluşan 466 ada 8 parsel sayılı taşınmazın güncel tapu kaydının ikmal edilmesi, akabinde mahallinde konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif icra edilmesi, davalı ...’in enerji ihtiyacını hangi trafodan karşılandığı, bu trafonun ve uyuşmazlık konusu direklerin nereye bağlı bulunduğu (iletim mi?, dağıtım mı?), enerji alınan bu tesislerin mülkiyetinin kime ait olduğu, davalı ile dava dışı MEDAŞ arasında yapılan bila tarihli tesis sözleşmesi kapsamında tesisin mülkiyetinin TEDAŞ’a devir edilip edilmediğinin kesin olarak saptanması, bu şekilde (özellikle) yıkım istemi yönünden husumetin (ayrıca) hangi şirket ve/veya şirketlere yöneltilmesi gerekitiğinin belirlenmesi, ondan sonra (dava tarihi itibariyle) tevacüzlü elektrik direklerinin (infaza elverişli olacak şekilde) ölçekli ve koordinatlı fen bilirkişisi raporunda net olarak gösterilmesi ondan sonra (önceki bozma ilamında belirtilen açıklamalar da nazara alınarak) toplanmış ve/veya toplanacak delillere göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde (iletim sistemi şirketi olan) TEİAŞ Genel Müdürlüğü üzerinden sonuca gidilmesi doğru değildir.