7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2021/6805 E. , 2022/7571 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08/06/2018 tarihinde verilen dilekçeyle vasiyetnamenin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09/04/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı ... vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Davalı asil ... 17.10.2022 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiş olup talebinin temyizden feragat niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere feragat nedeniyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, ödediği temyiz peşin harcının yatırana iadesine, 08.12.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar veridi.
Davacı vekili dilekçesinde, ortak miras bırakan tarafından düzenlenen vasiyetnamenin iptalini talep etmiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesi yaptığı yargılama sonucu davanın kabulüne karar vermiş, davalı ... vekilinin istinaf talebi sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi yaptığı inceleme sonucu, itirazın esastan reddine karar vermiştir. Davalı ... vekilinin temyizi üzerine dosya Dairemize gelmiş olup, yapılan değerlendirme sonucu sayın çoğunluk temyizden feragat gerekçesi ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermiş olmakla, aşağıdaki şekilde muhalefetimiz açıklanmıştır.
1.İstinaf kararı usulünce davalı ... vekili tarafından 02/09/2021 tarihinde temyiz edilmiş olup, davalı asil tarafından verilen dilekçe tarihsiz olmakla birlikte, 17/10/2022 tarihi atılmak suretiyle, zabıt kâtibi tarafından belgelendirilmiştir.
2.Davalı asil dilekçesinde "...açmış olduğum davadan feragat ediyorum gereğini arz ederim..." ibaresi yer almakta olup, konuya HMK açısından bakılacak olursa, feragat beyanı sadece davacı konumunda bulunan tarafın yapabileceği (HMK. 307 vd. m.) açık olmakla, davalının bu beyanda bulunamayacağı aşikârdır.
3.Bu durumda davalı asil tarafından yapılan açıklamanın anlamının olmadığı dikkate alınamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, bu dilekçenin "temyiz talebinden" vazgeçme şeklinde değerlendirilmesi de imkansızdır.
4.Bu aşamada geçerli bir temyiz talebi bulunmakla, işin esasına girilerek temyiz incelemesi yapılması gerekirken, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi başlı başına bir hak ihlalidir.
5.Tereddüt var ise, yapılacak olan iş; dosyanın mahalline iadesi ve davalı asilden dilekçesini açıklattırmak ve sonucuna göre bir değerlendirme yapmak olması gerekirken, bu usulün değerlendirilmemiş olması da hatalı olmuştur.
6.Neticeten usulünce temyiz talebi var iken, sanki bu talepten vazgeçilmiş (feragat) gibi yorum yapılarak, dosya incelenmeden dilekçenin reddine karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olmakla öncelikle yukarıda belirtilen usul takip edilerek dosyanın incelenmesi gerekirken bundan safinazar edilmesi sebebiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.