(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8661 E. , 2008/10300 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.02.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 08.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Bilindiği üzere alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir akiddir. BK.m 163 hükmüne göre temlik sözleşmesi temlik edenle temlik alan arasındaki yazılı sözleşme ile kurulabilir.Ne var ki alacağın temlikinde aranan yazılı şekil temlik sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasına engel değildir.Nitekim uygulamada yükleniciden şahsi hakkını temlik alan üçüncü kişilerin temlik sözleşmesini adi yazılı satış sözleşmesi veya noterde düzenleme şekilde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olarak yaptıkları görülmektedir. Alacağın temliki işlemi sonucu, temlik eden eski alacaklı yerine yeni alacaklı geçer. Bu suretle de borcun ifasını talep yetkisi yeni alacaklıya geçer.
Somut olayda da, davalı arsa sahibi ... ile dava dışı yüklenici şirket arasında 24.03.1989 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme uyarınca yüklenicinin kazandığı şahsi hakkını 07.10.1993 günlü biçimine uygun düzenlenmiş sözleşmeyle davalı ...’a temlik ettiği, onun 15.05.2001 günlü temliki işlemi ile de yeni alacaklı davacı ...’a geçtiği, davadaki istemin dayanağını da 15.05.2001 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğu görülmektedir.
Temlik işlemi ister adi yazılı şekilde,isterse biçimine uygun taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile yapılsın işlemin konusu “ konut ve tatil amaçlı taşınmaz mal” ise yeni alacaklının mülkiyet aktarımı istemi ile açacağı davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerekir.Gerçekten,4822 sayılı Kanunla, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişlik yapılmış, konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunu kapsamına alınmıştır.Şayet,dava konusu taşınmaz tatil amacıyla kazanılan bir yer veya konut niteliğinde taşınmaz ise ve temlik işlemi bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kişiye (tüketiciye) kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki mal sunan gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılmışsa, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü çekişmenin giderileceği yer Tüketici Mahkemeleridir. Mahkemece, yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak yasanın amacına uygun düşmeyen bazı gerekçelerle işin esasının incelenmesi yerine dava dilekçesinin görev noktasından reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.