(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/4713 E. , 2009/5217 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.06.2007 gününde verilen dilekçe ile ifaya izin ve üyelik kaydı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı kooperatif vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar; davalı ... İnşaat Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile diğer davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi arasında 15.05.2004 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeyle yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümleri taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yoluyla temlik aldıklarını, ancak yüklenici şirketin inşaat yapımında geciktiğini, yüklenici şirkete işin tamamlanması için uygun bir süre verilmesini aksi halde inşaatın üçüncü kişilere yaptırılacağının ve masraflarının kendilerinden alınacağının ihtarını arsa sahibi olan davalı kooperatife üye olarak kayıtlarının sağlanmasını talep etmiştir.
Davalı kooperatif, davalı yüklenici şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, inşaatın mevcut hali itibari ile davacıların kooperatiften bir istekte bulunamayacaklarını davanın reddini savunmuştur.
Davalı yüklenici davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacıların temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalılardan kooperatif temyiz etmiştir.
Gerçekten, Borçlar Kanununun 97.maddesi 1.fıkrası hükmü gereğince bir şeyin yapılması ile ilgili borç, borçlu tarafından yerine getirilmemişse, alacaklı -masrafı borçluya ait olmak üzere- borcun kendisi tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir. Somut uyuşmazlıkta, nama ifa yoluyla icrasına izin verilmesi istenen 14.05.2004 tarihli sözleşme davalılar arasında kurulmuştur. Başka bir anlatımla davacılar bu sözleşmenin tarafı değildir. Davacıların dayandıkları muhtelif tarihli temlik işlemlerinin hasım tarafı ise yüklenici davalı .... İnşaat Ticaret Ltd.Şti.’dir. Yukarıda söz edildiği üzere davacılar, nama ifa suretiyle tamamlanması istenen sözleşmenin tarafı olmadıklarından alacaklı sıfatının varlığını öne sürerek nama ifaya izin verilmesini isteyemez. Çünkü nama ifaya izin, ancak taraflar arasındaki ifa ile bitmeyen sözleşmeye dayanılarak talep edilebilir ve esasen ifaya izin talebi hükme bağlanırken mutlaka bu sözleşme hükümlerinin gözetilmesi gerekir.
Eldeki uyuşmazlıkta, yüklenici ile temlik işlemi bulunan davacılar Borçlar Kanununun 96.maddesine dayanarak sözleşmenin ihlalinden veya ...-i ifasından kaynaklanan zararlarını ancak akidi olan yükleniciden isteyebileceğinden nama ifaya izne ilişkin istemlerinin reddi yerine davacıların arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin tarafı imiş gibi istekleri yazılı olduğu şekilde hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.