11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/2657 E. , 2022/7945 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.12.2017 tarih ve 2015/594 E- 2017/761 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.01.2021 tarih ve 2018/1081 E- 2021/50 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında toptan bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 3.6. maddesine göre davalının Ankara il ve ilçelerinde davacı haricinde bayilikler ve distribütörlük kuramayacağı ve faaliyette bulunamayacağı, aksi takdirde 250.000 USD tazminat ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin açık hükmüne rağmen davalının dava dışı şirketi Ankara'da distribütör olarak yetkilendirip ürün verdiğini ileri sürerek sözleşmeyi ihlal eden davalıdan 250.000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; bayilik sözleşmesindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sunulan yetkili toptan bayilik sözleşmesindeki davalı şirketin kaşesi üzerindeki imza ... isimli şahsa ait olup gelen SGK kayıtlarına göre de bu kişinin davalı çalışanı olduğu, ancak söz konusu sözleşmeyi imzalamaya yetkili olmadığı, 2013 yılından bugüne kadar davalı şirket yetkilisinin ... olduğu, bu nedenle bu sözleşmeye dayanılarak sözleşmenin ihlal edildiği iddiası ile cezai şart istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; ...'ın sözleşme tarihinde davalı şirketin yetkilisi olmadığı, sözleşme imzalamaya yetkisinin olmadığı ya da davalı adına ticari vekil veya temsilci olarak hareket ettiğine dair bir belge olmadığı, iş mahkemesi dosyalarında da ...'ın alacak talebini hizmet sözleşmesi ya da komisyonculuk ilişkisine dayandırdığı ticari vekil ya da temsilci olduğuna yönelik bir kabul bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.