(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7005 E. , 2008/8180 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.08.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 725. maddesine dayalı ... yapı nedeniyle temliken tescil istemine ilişkindir. Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, ... yapının bulunduğu 155 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 1.205.550.00 YTL. bedel depo edildiğinde davacı şirket adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1.Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanunun 684/1 ve 718/2 maddelerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf ... o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Bunun ayrıcalıklarından birisi de Türk Medeni Kanunun 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş olup, madde hükmü; "Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmaz bütünleyici parça olur.
Böyle bir irtifak ... yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, ... yapıyı iyi niyetle yapan kimse uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak ... kurulmasının veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının kendisine devrini isteyebilir." şeklindedir. Böylece, arazi ile muhdesat arasındaki bağlantı kesilmiş ve bazı koşulların oluşması halinde ise, bina sahibine ayrılmaz parça niteliğindeki ... yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır.
Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanunu’nun 725. maddesinden yararlanarak taşınmazı mülk edinebilmesi için aranan en önemli koşul inşaatı kendi malzemesi ile başkasının arazine yapan kişinin iyiniyetli olmasıdır. İyiniyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilenmemesidir. Başka bir anlatımla, malzeme sahibi, zeminin kendisine ait olduğu ya da 05.07.1944 tarih 12/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancı ile hareket etmelidir.
Yukarıdaki genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; çekişme konusu taşınmaz hükmen Hazine adına tescil edildiği bildirilen 3283 parselden gelmektedir. 3283 parsel 155 ada 8 parsel sayılı taşınmaza gitmiş, bu parselin ifrazı sonucu 17 ve 18 parseller meydana gelmiştir. ... yapılar 1607.40 m2 yüzölçümündeki 18 parsel üzerindedir.
Dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler ile özellikle, Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/573 Esasında kayıtlı dava dosyası ilamından, 3283 parselin 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uyarınca ... Renk isimli kişiye verildiği, bu kişinin 26.02.1969 tarihinde davacı şirkete satış vaadinde bulunduğu, ancak Hazine tarafından açılan dava sonucu ... Renk üzerindeki kaydın iptal edilerek Hazine’ye döndüğü, davacı şirketinde ... Renk aleyhine açtığı davada satış bedelini geri istediği, yine davacı şirketin Hazine aleyhine açtığı tescil davasının da reddedildiği anlaşılmaktadır.
Görülüyor ki, 15700 m2 yüzölçümündeki 3283 parsel sayılı taşınmazın davacı şirkete 26.02.1969 günlü sözleşme ile satış vaadinde bulunduğu ... Renk’e veriliş nedeni 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’dur. Bu Kanunun 56 ve 57. madde hükümlerine göre verilen arazinin ortakçılıkla işletilmesi, kiraya verilmesi, işletilmesinin terk edilmesi gibi nedenler kaydın tekrar Hazine’ye geçmesini gerektirir. Diğer taraftan Çiftçiyi Topraklandırma Nizamnamesinin 56. maddesi hükmünce de “borçlar tamamen ödenmedikçe veya vadesinden evvel ödenmiş olsa bile borçlanma tarihinden itibaren 25 yıl geçmedikçe verilen gayrimenkuller üzerinde hiçbir temliki tasarrufta bulunulamaz. Başkaları lehine ayni veya şahsi bir hak ihdas edilemez ve başkalarının alacakları için haciz olunamaz. Keyfiyet gayrimenkullerin tapu sicillerine de işaret olunur”. 4753 sayılı Kanunun yukarıda özetlenen 56 ve 57. maddeleri ile Çiftçiyi Topraklandırma Nizamnamesinin 56. madde hükmü uyarınca davacı şirketin yasal kısıtlaması bulunan bir taşınmazı satış vaadi sözleşmesiyle aldığı anlaşılmaktadır. Yasa uyarınca satış vaadinin yapıldığı 26.02.1969 tarihinde Nizamnamenin 56. maddesine göre 3283 parselin tapu kaydında “4753 sayılı Kanuna tabidir” şerhi bulunduğundan davacı şirket tapu kaydına düşülen bu şerh sebebiyle alenileşen durum karşısında hiçbir şekilde iyiniyet iddiasında bulunamaz. Mahkemece, bütün bu açıklamalar gözetilerek davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ve taşınmazın hukuki durumu göz ardı edilerek davacı şirketin iyiniyetli olduğundan bahisle istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
2.Yukarıdaki bozma nedenine göre davacı şirketin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.