Esas No
E. 2021/131
Karar No
K. 2022/1647
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2021/131
KARAR NO: 2022/1647

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/11/2020

NUMARASI : 2020/227 E. - 2020/337 K.

GEREKÇE

Dava, davalı adına tescilli bulunan ... sayılı "... ..." ibareli ve ... sayılı “... ... ...” ibareli markaların 43.sınıf "yiyecek içecek sağlanması hizmetleri" yönünden kısmen hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... sayılı "...+şekil" ibareli markası ile dava konusu ... sayılı "... ..." ibareli ve ... sayılı “... ... ...” ibareli markalar arasında uyuşmazlık konusu 43 .sınıf "yiyecek içecek sağlanması hizmetleri" yönünden SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu, zira tarafların marka olarak kullandıkları ibarelerin "..." ortak asıl unsuru içerdiği gibi, markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de benzer bulunduğu, her ne kadar davalı tarafça markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük jenerik bir ibare olduğu savunulmuşsa da bir markanın tescilli olduğu sürece korunması gerektiğinden ve davacının markasının, jenerik hale geldiğinden bahisle hükümsüzlüğüne karar verilmediği sürece, korunmaya devam edileceğinden bu savunmanın yerinde görülmediği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/10271 E., 2013/9104 K. ve 2012/7031 E., 2013/6392 K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu, diğer taraftan davanın hükümsüzlüğü istenen markaların tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının, dava konusu markaların kullanımına uzun süre sessiz kalıp kalmadığı ve bu yolla hak kaybına uğrayıp uğramadığı hususu ancak bir tecavüz davasında tartışma konusu olabileceğinden davalının bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde bulunmadığı, Yargıtay 11. Dairesi'nin 2019/4416 - 2020/3297 E/K sayılı ilamının da aynı yönde olduğu, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Davalıdan alınması gereken 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 54,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 26,30-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davalı vekili tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/12/2022 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2023

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog