(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/12435 E. , 2007/13974 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.07.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taraflar arasındaki 3.06.1986 tarihli adi yazılı temlik sözleşmesine dayalı kısmi tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı davacının şahsi hakkını üçüncü kişilere temlik ettiğini, dava konusu üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece harici satışa değer verilemeyeceğinden söz edilerek dava reddedilmiştir. Hükmü davalı ve katılma yoluyla davacı temyiz etmiştir.
1.Gerçekten; davacının şahsi hakkın temliki yoluyla 1/2 oranında paydaşı bulunduğu sözleşmede tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin devri öngörülmüştür. Kural olarak da; Türk Medeni Kanununun 706, ve Borçlar Kanununun 213. maddeleri uyarınca bu tür bir sözleşmenin resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur.
Ne var ki; sözleşmenin incelenmesinden, davalı şirketin inşaat yapım işini yüklendiği arsa üzerindeki binanın C blok zemin kat 15 numaralı bağımsız bölüm satışını yaptığı görülmektedir. Davalının yüklenici sıfatı taşıması halinde başkasının arsası üzerine yapacağı binadan kendisine düşen bağımsız bölümü üçüncü bir kişiye satması veya satış vaadinde bulunması ilke bazında alacağın temliki hükümlerine tabi olup, bu sözleşmenin Borçlar Kanununun 162 ve 163. maddeleri hükmünce yazılı yapılması geçerli ve yeterlidir. Bundan ayrı, 30.09.1988 tarih 2/2 Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararında da Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olarak yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölümün geçerli bir sözleşme olmadan satışı halinde tarafların anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının uzun süre malik gibi kullanması durumunda satıcı tapuda devre yanaşmamış ise açılan cebri tescil davasının kabul edilebileceği bu gibi durumlarda olayın özelliğine göre satışın tapuda yapılmadığı savunmasının Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüst davranma kurallarına uygun düşmeyeceği kabul edilmiştir. Mahkemece bir sonuca ulaşabilmek için yazılan tüm bu hususlarda araştırma yapılması, özellikle davalının satışta yüklenici sıfatı bulunup bulunmadığının duraksamasız açığa kavuşturulması tapu kayıtlarının ve kurulmuşsa irtifak tesisine ilişkin tapuların getirtilip, anlatılanların değerlendirilmesi gerekir. Değinilen yasa kuralları ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kuralları bir yana bırakılarak taşınmaz satışının adi yazılı sözleşmeyle yapıldığından söz edilmek suretiyle istemin yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmamıştır.
2.Yukarıdaki bozma nedenine göre davalının avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.