(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/6177 E. , 2009/907 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince duruşmalı olarak istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat...... ile davalı vekili avukat ... .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R -
Asıl dava ile birleşen davalarda arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatı ve akdin feshi talep edilmiş, mahkemece verilen ilk kararın Daire’mizce asıl ve birleşen her dava hakkında ayrı hüküm kurulması gerektiğinden bahisle bozulmasından sonra, bozmaya uyan mahkemece gecikme tazminatı ile ilgili davaların kısmen kabulüne, fesih isteminin reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davadan önce temerrüt ihtarı bulunmadığı ve davalı yüklenici davaların açılması ile temerrüde düştüğünden asıl davanın 3.000,00 TL’lik bölümüne 20.03.2000 ilk dava, 16.034,85 YTL’lik bölümüne ise birleşen 2000/587 E. sayılı davanın açıldığı 01.06.2000 tarihinden, birleşen 2002/346 E. sayılı dava dosyasında kabul edilen alacakla ilgili olarak da 26.02.2002 birleşen dava tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken bu hususlar gözden kaçırılarak kararda belirtilen tarihlerden faiz uygulanması doğru olmamıştır. Hüküm bu sebeple bozulmalıdır. Nevar ki; düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.