(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/2219 E. , 2006/3721 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava,
İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptâli istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu ... tarafından davacı ...’ya verilen 25.08.2002 tanzim 31.12.2002 vade tarihli 12.750.000.000 TL. değerindeki bonoların vadesinde borçlu tarafından ödenmemesi nedeniyle İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2002/21280 Esas ve 2003/326 Esas sayılı takip dosyaları ile icra takibine girişilmiştir. İcra takibinin başlatılmasından sonra davacı ile davalı ... ve dava dışı .... arasında 15.01.2003 tarihli protokol imzalanmış, bu protokolle 30.06.2003 tarihinden itibaren ödeme tarihleri belirlenmek suretiyle borç takside bağlanmıştır. Davalı borçlu ... protokolün imzalanmasından sonra herhangi bir ödeme yapmadan 14.03.2003 tarihinde dava konusu taşınmazdaki payını tapuda diğer davalı ...’a satmıştır. Bunun üzerine davacı tarafından 26.05.2003 tarihinde tasarrufun iptâli davası açılmıştır. Dosyaya konulan 01.03.2005 tarihli aciz belgeleri de dikkate alındığında borçlu ... tarafından borcun daha sonra da ödenmediği belirlenmiştir. Her ne kadar 15.01.2003 tarihli protokol ile icra takiplerine konu olan borç vadeye bağlanmış ise de, borçlu ... protokolden önce icra takiplerinin yapılması ile temerrüde düştüğünden ve protokolden hemen sonra da 14.03.2003 tarihinde dava konusu taşınmazdaki payını 3. kişi ...’a tapuda sattığından, borçlunun bu davranışlarında iyiniyetli kabul edilmesi mümkün değildir. Mahkemece 15.01.2003 tarihli protokolde belirlenen ilk ödeme tarihi olan 30.06.2003 tarihinden önce tasarrufun iptâli davasının açılmamış olması dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı alacaklının, borç ödenmeden 14.03.2003 tarihinde davalı borçlu ... tarafından 3. kişi ...’a yapılan satış nedeniyle tasarrufun iptâli davası açmasında hukuki yararı olduğu tartışmasızdır. Tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazdaki payın .... Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında verilen raporda inşaat mühendisi bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri olan 20.197.080.000 TL. arasında aşırı fark bulunduğundan, dava konusu tasarruf İİK.nun 278. maddesi uyarınca iptâle tabidir. Ancak 3. kişi ...’da borçludan satın aldığı payı 18.12.2003 tarihinde ....’a satmak suretiyle elinden çıkardığından ve dava ...’a yöneltilmediğinden,
İİK.nun 283/II. maddesi uyarınca ... bedelle sorumludur. Mahkemece yapılacak iş, tasarrufun iptâli davasının diğer şartlarının oluştuğu da gözönüne tutulmak suretiyle, 3. kişi ...’un dava konusu taşınmazdaki payı elden çıkardığı tarih olan 18.12.2003 tarihindeki rayiç bedelinin (bono da dahil olmak üzere) bilirkişiden rapor alınarak belirlenmesinden ve alacak ile ferileri toplamını geçmemek kaydıyla bu bedelin faiz yürütülmeksizin ...’dan tahsiline karar verilmesinden ibarettir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.