(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/1700 E. , 2008/2353 K.
"İçtihat Metni"
Davacılar 1-... 2-... ile davalı ... arasındaki davadan dolayı ...
2.Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 18.10.2005 gün ve 1998/213-2005/303 sayılı hükmü onayan Dairemizin 05.04.2007 gün ve 2006/903-2007/2154 sayılı ilamı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, arsa payı karşılığı daire yapım sözleşmesi uyarınca dairelerin eksik bırakılması nedeniyle uğranılan munzam zararın tahsiline ilişkindir. Davalı, 1991 yılında açılan ve 1997 yılında kesinleşen davada müsbet zararın istenildiğini, munzam zarar isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, kanıtlanamayan munzam zarar isteminin reddine dair kararı davacının temyizi üzerine Dairemizce onanmış, davacının karar düzeltme istemiyle dosya yeniden incelenmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının sair karar düzeltme istemi reddedilmelidir.
2.Taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaatın sürede tamamlanmadığından bahisle, mahkemenin 1991/123 Esas sayılı dosyasında BK’nın 97. maddesi uyarınca nam’a ifaya izin verilmesi ve eksik işler bedelinin tahsili istenilmiş, 556.138.692.11 TL.nın kabulüne dair karar 08.10.1997 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davada, 1991 yılı itibariyle belirlenen bu tutarın, eksik ve hiç yapılmayan inşaat maliyetini yıllara göre enflasyonun etkisiyle karşılamadığı iddia edilmiş, 1997 yılı itibariyle munzam zarar olarak istemde bulunulmuştur. Kesinleşen mahkeme kararıyla davalı yüklenicinin temerrüdü sonucu arsa sahibi davacıların nam’a ifa isteminde haklılıkları kabul edilerek eksik işler bedeline hükmedildiğine göre arsa sahibi davacıların inşaatı masrafı yükleniciye ait olmak üzere tamamlayabilme yetkisini elde ettikleri anlaşılmaktadır. Davada kabul edilen miktar 1991 yılı fiyatlarıyla saptandığından ve ilâm 1997 yılında kesinleştiğinden eksiklerin hükmedilen bedelle tamamen karşılayamayacağı açıktır. Esasen hükmedilen tutar, eksiklerin giderilmesi için avans olarak verilmiştir. Avans olarak kabulü da nam’a ifa kuralının amacına uygun düşer. Her ne kadar davada munzam zarar denilmiş ise de, olayları anlatmak davacıya, hukuki nitelendirme hakime aittir (HUMK.76. madde). O halde mahkemece yapılması gereken iş, eldeki dava tarihi itibariyle piyasa fiyatlarına göre eksikler bedelinin bilirkişiye hesaplattırılması, kesinleşen ilâmla tahsil edilen miktarın düşülerek kalanın hüküm altına alınmasından ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekirken Dairemizce sehven onandığı anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.