(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10553 E. , 2007/12294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.8.2006 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukuku gereğince muarazanın önlenmesi, ahırın kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 8.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışların kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten Türk Medeni Kanununun "komşu ..." başlıklı 737.maddesinde, anılan kanunun mülkiyet hakkını kullanma yetkisini belirleyen 683.maddesine sınırlama getirilmiş ve bu hükümle taşınmaz mülkiyetinden ... yetkiler kullanılırken, özellikle de işletme faaliyeti sürdürülürken malikin komşularını etkileyecek taşkınlıklardan kaçmakla yükümlü olduğu vurgulanmıştır. Yasanın 737.maddesindeki taşkınlıktan amaç, komşuların olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesiyle taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında taşınmazın bulunduğu yerin, kullanma amacının, niteliğinin konuya ilişkin düzenlemelerin eğer yasal boşluk varsa mahalli örf ve adetlerin gözönünde tutulması gerekir. Kısaca denilebilir ki ... kullanım sayılan fiilin hukuka aykırı olması bu fiil ile bir zarar meydana getirilmesi ve zararla ... kullanım arasında illiyet bağı bulunması hallerinde o taşınmaz malın komşuluk hukuku ilkelerine aykırı kullanılması söz konusudur. Bu genel açıklamadan sonra somut olaya gelince;
Gerek davacıya ait 2 parsel sayılı taşınmaz gerekse komşu 1 parsel belediye hudutları içerisinde yerleşim yeri olarak kullanılan taşınmazlardandır. Dava açılmasından önce düzenlenen 5.5.2006 tarihli idari raporda çevre sağlığı uzmanı davalı parseli üzerindeki ahırın koku ve sinek ürettiğini saptamıştır. Bu saptama mahkemece yerinde yapılan keşifte dinlenen çevre sağlığı uzmanı tarafından da doğrulanmış, hijyenik şartlara uygun düşmeyen ahırın kaldırılması gerektiği görüşü bildirilmiştir. Bu gibi davalarda ziraatçı ve veteriner bilirkişinin bildireceği görüş yardımcı görüştür. Başka bir anlatımla, ziraatçı ve veteriner çevre sağlığı konusunda uzman değildir. Davalının üzerinde ahır bulunan 1 parselinin yerleşim alanında kalması ve çevre sağlığı uzmanlarınca kaldırılması gerektiğinin saptanması karşısında davanın kabulü yerine somut olaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle reddedilmiş olması doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.