10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/6566
- Karar No
- 2022/13421
- Karar Tarihi
- 01.11.2022
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İş Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
10. Hukuk Dairesi 2021/6566 E. , 2022/13421 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
No :
Dava, İş kazası ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, muris ...’ın 17/06/2009 tarihinde meydana gelen ... neticesinde vefat ettiği iddiasıyla 1000,00- TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II-CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
TBK md. 53 hükmüne göre ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar, yine aynı kanunun md.55 hükmünde zikredildiği üzere sorumluluk ilkelerine göre belirlenir. Haksız fiilden kaynaklanan borç ilişkileri başlığı altında düzenlenen bu hükümlerdeki ana ilke; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verme şartıdır. Somut olayda ... tarafından yapılan tahkikatta davalı işverenin kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce yeniden iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının da bulunduğu heyet oluşturularak rapor alınmış, alınan kök ve ek raporda da kazazede müteveffanın %100 kusurlu olduğu, davalı işverenin kusurunun bulunmadığı görülmüştür.
Davacı vekili bu raporlara da itiraz etmiş, 17/02/2020 tarihli celsede Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınmasını talep etmiş, davacı yanın bu itirazı ve talebi karşılanmış, ... tarafından düzenlenen raporda da kazazede müteveffanın %100 kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olup, olayda kusuru bulunmayan davalı işverenin sorumluluğu cihetine gidilemeyeceğinden davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporlarda dava konusu olayın salt trafik kazası olarak değerlendirildiğini, trafik kuralları üzerinden kusur belirlendiğini, iş kazası boyutunun incelenmediğini, davacının davalı yanında prosas mühendisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesine göre müşteri ziyaretleri sorumluluğunun bulunmadığını ancak işverenin sözleşme dışında davacıya sorumluluk yükleyip şehirler arası sürücülük yaptırarak müşteri ziyaretlerine gönderdiğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi kararında da buna benzer bir durumun vurgulandığını, işverenin sorumluluktan kurtulması için kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ispat etmek zorunda olduğunu, davacıya iş güvenliği ve sağlığı eğitiminin verilmediğini, yerel mahkeme tarafından anılan bilirkişi raporlarının birbirleri ile çeliştiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmişlerdir. V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Dava, iş kazası sebebiyle vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalan davacının maddi tazminat istemine ilişkindir.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş akdinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı ilamı da aynı yöndedir.)
Somut olayda, davacı murisi ...'ın, davalı... Koll. Şti. firmasına hizmet akdiyle bağlı çalışan ve de proses mühendisi olarak görev yapan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Bilecik yönünden Bozüyük yönüne seyri sırasında, olay mahaline geldiğinde önünde seyreden araçların durduğunu fark etmesiyle frene basması üzerine, aracın kayarak karşı şeride geçmesi sonucu sürücüsü ... olan ... plakalı çekiciyle çarpması sonucu vefat ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda meydana gelen olayın trafik iş kazası olduğu, dosya kapsamında tek iş güvenliği uzmanı makine mühendisinden alınan 17/05/2018 tarihli raporda davalı işverenin “ kazalı işyerinde proses mühendisi olarak çalışmakta olup, davalı firma bünyesinde yapılmayan kaynak operasyonu için teknik detayları görüşmek üzere Eskişehir'e firma ziyaretine giderken olaya maruz kalmıştır. Kural olarak; bu gibi asıl işleri sürücülük olmayan kişilere asıl işleriyle birlikte uzak yol ya da şehirleri arası yollarda sürücülük görevinin de yaptırılmaması gerekirdi. Başka bir deyişle, kazalının asıl işi sürücülük olan profesyonel bir sürücünün kullandığı araçla Eskişehir'e gönderilmesi gerekirdi. Kaldı ki, kazalıya proses mühendisliği ile birlikte şehirler arası yollarda araç teslim edilerek araç kullandırılacaksa da, kazalının öncelikle bu gibi profesyonel sürücülük hususlarında eğitilmesi, akabinde de işçi sağlığı ve iş güvenliği hususlarında eğitilmesi, ondan sonra kazalıya sürmek üzere aracın teslim edilmesi gerekirdi. Dosya kapsamındaki verilerde, kazalının şehirlerarası yollarda profesyonel biçimde araç kullanması için eğitildiğine ve de işçi sağlığı ve iş güvenliği hususlarında eğitildiğine dair her hangi bir bilgi ya da belgeye rastlanılmamıştır.“ şeklinde belirtilerek % 50 oranında kusurlu olduğu, kazalınının ise “kişinin seyri sırasında hızını, trafik yol ve hava koşullarına uyarlaması, trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili tüm yasaklara uyarak seyrini sürdürmesi gerekirdi. Kazalı özenli biçimde araç kullanmadığı için, hızını yol, trafik ve hava koşullarına uyarlamadan seyrini sürdürdüğünden, önündeki trafiğin durduğunu fark ettiğinde yaptığı frenleme ile aracı kaymış, şerit ihlalinde bulunmuştur. Eğer, kazalı özenli araç kullansaydı zamanında önündeki trafiğin durduğunu fark eder, uygun mesafede yavaş yavaş frenleme yapar, olaya maruz kalmazdı. Kazalı özenli araç kullanmadığı için ani frenleme yapmış, aracı karşı şeride kayarak geçmiştir. Ayrıca, kazalı sürücünün şerit ihlalinde bulunmaması da gerekirdi." şeklinde belirtilerek %50 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine trafik uzmanının da yer aldığı üç kişilik iş güvenliği uzmanınından oluşan 16/02/2018 tarihli ve aynı heyetçe düzenlenen 15/01/2020 tarihli ek raporda ise “Müteveffa ... kaza tarihinde aklıselim biri olarak aracının hızını mevcut şartları göz önünde bulundurarak düşürmeliydi. Müteveffa ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 47 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 95'e göre trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklerine uymak zorundaydı. Müteveffa ... sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 52 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 101'e kullanmakta olduğu aracın hızını mevcut şatlara uydurması gerekirdi. Müteveffa ... 4857 sayılı İş Kanunu madde 77 ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü madde 2'de yer alan yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve meydana gelen kazadan dolayı kusurludur“ şeklinde belirtilerek %100 kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, kusura ilişkin iş bu raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ‘nden rapor alındığı, bahse konu 29/05/2020 tarihli bu raporda ise kazalı sürücü ...’ın %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, mahkemece kazalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm verilmiş ise de; raporların oluşa uygun olmadığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, kazazedenin kazanın gerçekleştiği gün kaç saat çalıştığı, ne kadar süre istirahat yapması gerektiği, kazanın gerçekleştiği an itibariyle yorgun olup olmadığı, aracın teknik bakım ve kontrollerinde eksiklik olup olmadığı, yapılan işin niteliğine göre, iş ile ilgili ve işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerine göre işverenin işyerinde alması gerekli önlemleri alıp almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, tüm bunların olaya etkisinin varlığı gibi hususların ayrıntılı incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı ve özellikle kazalının şehirlerarası göreve gönderilirken işyerince araç tahsisi yapılıp, şoför tahsisi yapılmaması karşısında dosyada mevcut kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş, aynı olaya ilişkin varsa rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, davaya konu iş kazası ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı dosyası ile araca ilişkin takograf kayıtları aslı veya mümkün olmaması halinde ise okunaklı örnekleri dosyaya celp edilmek suretiyle bu kayıtlar üzerinden davacının olay anındaki hızının tespiti ile bu hızın olayın gerçekleştiği yer için geçerli hız limitlerinin üzerinde olup olmadığının tespitinin sağlanması, öte yandan iş kazasının gerçekleştiği olay anına gelinceye kadarki süreçte kazazede sigortalının çalışma, araç kullanma ve dinlenme sürelerine uygun olarak çalıştırılıp çalıştırılmadığı, böylelikle olay anında kazazede işçinin yorgun olup olmadığı hususunda da taraflarca gösterilen delillerin de toplanarak dosya kapsamına dahil edilmesi, delillerin toplanması hususunda ise sigortalı tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, özellikle kazalının şehirlerarası göreve gönderilirken işyerince araç tahsisi yapılıp, şoför tahsisi yapılmaması karşısında dosyada mevcut kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde , dosyanın trafik – iş güvenliği alanında uzman A Sınıf İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı 3 kişilik heyete tevdii edilerek tarafların somut verilere dayalı iş güvenliği açısından alması gereken önlemlerin neler olduğu hangi önlemlerin alınıp; hangi önlemlerin alınmadığı, trafik iş kazası olayının gerçekleşmesinde taraf kusurlarının belirlenmesi sağlanıp, çelişki oluşması halinde çelişkilerin de giderilmesi suretiyle mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek bir karar vermekten ibarettir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve temyiz itirazlarının sair yönleri bu aşamada incelenmeksizin , ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.