7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2021/6739 E. , 2022/7647 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2017 tarihinde verilen dilekçeyle el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.02.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. K A R A R Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu dava konusu Kayseri ili, Talas ilçesi, ... Mahallesi, 37 ada 127 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazına davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın el atıldığını, davalının haksız kullanımından dolayı mülkiyetten kaynaklı haklarını kullanamadığını, davalı ile arasında taşınmazı kullanmasını hukuken geçerli kılacak herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını ve davalının da kullanıma karşılık herhangi bir bedel de ödenmediğini belirterek, davalının dava konusu taşınmaza yönelik haksız müdahalesinin önlenmesine, davalı tarafından yapılan unsurların kâl'ine ve taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın Kayseri 3. Noterliğinin 01/03/2000 tarih ve 08628 yevmiye numaralı kira kontratı ile 10 yıl süre ile müvekkiline kiralandığını ve kira sözleşmesinin bitiş tarihi olan 15/09/2009 tarihinden itibaren 10 yıllık sürelerle kira sözleşmesinin yenilendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, "davacı vekili ile davalı şirket yetkilisi arasında noter aracılığı ile tanzim edilen kira kontratının resmi bir belge olduğu, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli bulunduğu, davacı tarafın sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle sözleşmede imzası bulunan vekili azlettiğine ilişkin azilname sunamadığı, dosyada yer alan 01.07.2002 tarihli azilnamenin kira kontratı düzenleme tarihinden sonra olduğu, geçerli bir kira ilişkisinde haksız el atmadan söz edilemeyeceği," gerekçesiyle davanın davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf istemi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 818 Sayılı Borçlar Kanunu ile 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, bu Kanunlardaki kira ilişkisinden kaynaklanan ihtilaflara ilişkin düzenlemeler, Kanunun dördüncü bölümünde sıralanmıştır. Kiralanan yerin gayri musakkaf vasıfta olması halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 299. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen Genel hükümlere tabi yerlere ilişkin kira sözleşmesi hükümleri, kiralanan yerin musakkaf vasıfta olması halinde ise aynı Kanunun 339 ve devamı maddelerinde düzenlenen konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerine ilişkin kanun maddeleri uygulanacaktır.
Somut olaya gelince; davacı tarafından mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemli açılan davada davalı vekili taraflar arasında halen geçerli bir kira sözleşmesinin bulunduğu savunmasını getirmiştir. Davalı şirket yetkilisi ... Dinçer ile davacı vekili arasında Kayseri 3. Noterliğinin 08628 yevmiye numarası ile tanzim olunan 01/03/2000 başlangıç tarihli sözleşmeye göre; kira süresinin 10 yıl olduğu, sözleşme tanzim tarihinde dava konusunu taşınmazın tarla, güncel tapu kaydında ise arsa vasfıyla kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile kiralanan işyerinin bitişik parsellerle birlikte kafe ve restoran işletmesi olarak kullanıldığı, davacıya ait parsel içerisinde kafeterya, wc ve bekçi kulübesi adı altında bir kısım yapıların bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece taşınmaz üzerinde keşif yapılmışsa da taşınmazın galip vasfı belirlenmediği gibi dosya kapsamından dava konusu taşınmazın adi kiraya veya çatılı işyeri kirasına tabi olup olmadığı da tespit edilememektedir. Uygulanacak yasa hükmünün tespit edilebilmesi için taşınmazın üstün vasfının belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 339 ve devamı maddeleri konut ve çatılı işyeri kiralarında uygulanabilecek hükümler olup konut ve çatılı işyeri kirası kapsamında kalmayan kiralananlar için Türk Borçlar Kanununun 299. maddesinde tanımı yapılan genel hükümler (adi kira hükümleri) uygulanacaktır. Mahkemece kiralanan taşınmazın 339 ve devamı maddelerinde düzenlenen konut ve çatılı işyeri kapsamında kalıp kalmadığı konusunda araştırma yapılarak öncelikle hangi hükümlerin uygulanacağının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.