12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/36343 E. , 2014/2388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/10/2013
NUMARASI : 2012/214-2013/575
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 170/3.maddesi uyarınca imza itirazının kabulü halinde takibin duracağı tabii olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Borçlunun imza itirazı icra mahkemesince kabul edilmiştir. İİK.nun 170/son maddesi hükmüne göre; "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı, senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum eder...".
İİK'nun 58/3.maddesi de gözönüne alındığında, mahkemece tazminatın ve para cezasının takip talebinde gösterilen harca esas değerin belirlenmesinde dikkate alınan kur üzerinden hesaplanacak asıl alacağa göre Türk Lirası olarak hüküm altına alınması gerekir.
Somut olayda Alanya 3. İcra Müdürlüğünün 2012/368 esas sayılı takip dosyasındaki 18.01.2012 tarihli takip talebinde ve ödeme emrinde; 5.000 Euro asıl alacak 826,03 Euro faiz olmak üzere toplam 5.826,03 Euro alacağının harca esas alınacak TL karşılığı olarak 13.699,91 TL gösterilmiştir. Mahkemece, imza itirazının kabulü ile alacaklı tarafın tazminat ve para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesine rağmen para cezası ile ilgili hüküm kurulurken asıl alacak miktarının (5000×2,3515=11.757,50 TL) %10'u kadar para cezası denmesine rağmen, rakam ile gösterilirken bu miktarın toplam alacak miktarı üzerinden hesaplanarak 1.369,00 TL bulunması isabetsiz olup açıklanan nedenle kararın bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.