Esas No
E. 2021/4486
Karar No
K. 2022/8511
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2021/4486 E.  ,  2022/8511 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.03.2019 tarih ve 2018/369 E- 2019/128 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.02.2021 tarih ve 2019/914 E- 2021/141 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 2003/29903, 2010/47193, 2015/79551, 2015/77831, 2016/02979 sayılı “şekil”, “şekil”, “ua”, “şekil”,”ua” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "şekil" unsurunu marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/85994 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın, diğer davalının 2018-M-5708 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin markaları ile aynı sınıfta tescil edilmek istendiğini, başvuruda yer alan ve esas konumdaki şekil unsurunun, oluşturulma tarzı ve genel kompozisyonu bakımından müvekkili markaları ile karıştırılacak kadar benzer olduğunu, müvekkili şirketin tescilli “şekil” markasını sarı renk de dahil çeşitli renklerde kullandığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, bu nedenle başvurunun farklı sınıflarda dahi reddinin gerektiğini, birçok spor giyim firmasının ürünlerinde yalnızca şekil markası kullanıldığını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, zira müvekkilinin markalarından bihaber olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ... vekili, markaların genel görünümlerinin, oluşturulma biçimlerinin ve genel komposizyonlarının açıkça birbirine benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markalar arasında 25. sınıfın tüm alt gruplarındaki mallar bakımından 6769 sayılı SMK 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğu, davaya konu sınıflar arasında bir ayniyet ve yine markalar arasında 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil bir benzerlik bulunduğu kanaatine varılması nedeniyle, 6/5 maddesi hükmünün ayrıca inceleme ve değerlendirmeye alınmasına gerek bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nun 2018-M-5708 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2017/85994 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... ve Kurum vekili istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarını kullanacakları malların 25. sınıfın tüm alt grupları bakımından aynı olduğu, ibareler yönünden de dava konusu markalar arasında 6769 sayılı SMK 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, onlarca seçenek özgürlüğü varken, davacının özellikle spor ayakkabılarında tanınmış bulunan şekil markasının benzerini seçmesinin tesadüf ile açıklanabilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davalılar Türk Patent ve Marka Kurumu ile ... vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... ve Kurum vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 30.11.2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY Dava, Türk Patent YİDK'nın kararının iptali ve tescili halinde davalı şirkete ait 2017/85994 sayılı, şekil unsurlu markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne, BAM tarafından davalıların istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş ise de, SMK'nın : 6/1. maddesinde "Tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. Bu hükümden anlaşıldığı üzere önceki tescilli markanın sonraki tescile engel olabilmesi için markaların aynı ya da benzer olmaları, yine aynı mal ve hizmet sınıflarını kapsaması gereklidir. Böyle bir benzerlik ise ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunması halinde sözkonusu olur. Somut olayda, dava konusu marka, sırt sırta vermiş, sırt kısımlarından birleşmiş, kısmen çapraz bir şekilden ibaret olup, renk olarak sarı renge sahiptir. Bakıldığında iki ayın, belirtildiği gibi ters birleşiminden ibarettir. İtiraza mesnet davacı markası ise "U" harfinin iç içe geçmiş, kesişme noktaları bulunan bir figürden ibaret olup, renk olarak siyah renge sahiptir. Görsellik bakımından yan yana konulmasa dahi ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığı gibi bu haliyle markalar arasında görünüşte aynılık ve benzerlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle BAM kararının bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayız.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog