Hukuk Genel Kurulu
Hukuk Genel Kurulu 2012/1130 E. , 2013/415 K.ÇEYİZ VE ZİYNET EŞYALARININ İADESİ
İSPAT KÜLFETİ
HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 429
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmazsa bedellerinin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ziynet eşyalarının tarafların ayrılmasından 15 gün önce koca tarafından sarraf olan eniştesinin kasasında muhafaza edilmek amacıyla alındığı, çeyiz eşyalarının ise müşterek hanede kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire'ce yukarıda aynen alınan gerekçelerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme hükmünü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesine geçilmeden önce Mahkemece ilk kararın gerekçesinde yer verilmediği halde, direnme kararında “dava dosyası ve içerisindeki tarafların boşanmasına ilişkin mahkememizin 2010/1155 esas sayılı dava dosyası titizlik ile incelenmiş olup bozma ilamının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.” gerekçesine yer verilmiş olmasının usulüne uygun bir direnme kararı mı, yoksa yeni hüküm niteliğinde mi olduğu hususu ön sorun olarak tartışılmış ve yapılan görüşmeler sonunda, Yerel Mahkemece gerekçeyi güçlendirmek amacıyla yer verilen bu hususun yeni hüküm niteliğinde olmadığı oybirliğiyle kabul edilerek ön sorun aşılmış ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir. İşin esasına gelince; Yerel mahkeme ile Özel Daire arasında çıkan uyuşmazlık; davacı tanık beyanlarının, ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığını kabule elverişli olup olmadığı; burada varılacak sonuca göre, davacıya yemin teklif etme hakının hatırlatılmasının gerekip gerekmediği, noktalarında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.01.2009 gün ve 2008/6-824 E., 2009/25 K. sayılı ilamında da aynı ilkeye vurgu yapılmış olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
S O N U Ç :
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanun'un 440. maddesi uyarınca, tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.