Esas No
E. 2014/19936
Karar No
K. 2014/26694
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2014/19936 E.  ,  2014/26694 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 13/05/2014

NUMARASI : 2014/238-2014/343

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından konut kredi sözleşmesine dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluların icra mahkemesine başvurularında; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10/1-3. maddesi uyarınca alacaklının asıl borçluya başvurup takibin semeresiz kalmasından sonra kendilerine başvurabileceğini ileri sürerek takibin iptalini istedikleri anlaşılmıştır. İcra takibinin dayanağı olan konut kredi sözleşmesinin incelenmesinde, şikayetçi borçluların sözleşmenin kefilleri oldukları görülmüştür. Konut finansman kredisi sözleşmesi 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10/a maddesinde düzenlenmiş olup, tüketici kredisi niteliğindedir ve anılan kredi sözleşmesi hakkında bu yasa hükümleri uygulanır. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10.maddesinin 3.fıkrası "Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez" düzenlemesini içermektedir. Bu nedenledir ki; alacaklı banka, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemez. Bu konudaki başvuru İİK. nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, anılan hüküm emredici nitelikte ve kamu düzeni ile ilgili olmakla borçlunun aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine başvuru hakkı vardır. Bu durumda asıl borçlu hakkındaki takip semeresiz kalmadan kefile müracaat edilmesi yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olduğundan mahkemece şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.