11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/3445 E. , 2022/7884 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.10.2017 tarih ve 2014/1604 E- 2017/949 K. sayılı kararın birleşen davada davacı S.D Müzik Prodüksiyon Turizm ve Yat İşletmeciliği. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabul-kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.02.2021 tarih ve 2018/752 E- 2021/223 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi birleşen davada davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar ile davalı Radev arasında 06.01.2014 tarihli Protokol başlıklı sözleşme akdedilmiş olduğunu, ...' e ait Şirketin ...'a ait şirkete finansman sağlamak, bankalardan kredi almak için fiktif işlemler yaptıklarını, her iki taraf da bankalardan kullandıkları kredileri ödedikten sonra çekleri iade etmeyi taahhüt ettiklerini, İş Bankası ... Şubesine ait 6 adet çekin ...' a verildiğini, müvekkillerinden ...'in dava konusu çeklere aval vermek sureti ile çekleri imza ettiğini, davalıların 06.01.2014 tarihli sözleşme hükümlerini yerine getiremeyince tekrar bir araya gelerek 12.06.2014 tarihli protokolü imzaladıklarını, müvekkillerinin üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalıların, davaya konu 6 adet çeki iade etmediğini, ihtar çekmelerine rağmen iade edilmediğini, 12.06.2014 tarihli sözleşmenin "Ceza-i Şart ve Tazminat" başlıklı 4. maddesi gereğince cezai şart talep ettiklerini ileri sürerek çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile 2.000.000 TL cezai şarta hükmedilmesini talep etmiş, birleşen dava yönünden de, müvekkili şirket tarafından dava dışı Radev Ulusal Medya Tanıtım Yayıncılık Programcılık Pazarlama Organizasyon A,Ş.ye keşide edilen Türkiye İş Bankası ... Şubesine ait 21.01.2014 ibraz tarihli 150.000 TL bedelli çekin dava dışı Radev Ulusal Medya şirketi tarafından karşılığı olmadığından, Finans Katılım Bankası tarafından arkasının yazdırıldığını, dava konusu çek nedeniyle müvekkili şirketin dava dışı şirkete borcu olmadığını, Finans Katılım Bankası tarafından ilk karşılıksız kaşesinin iptal edilip kendi cirosu ile ikinci kez karşılıksız kaşesinin vurulduğunu, dava konusu çekin bankaya ibrazından sonra ciro yapıldığını, dava konusu kambiyo senedinin İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2014/21577 esas sayılı icra dosyası ile davalı banka tarafından takibe konulduğunu ileri sürerek müvekkilinin keşidecisi olduğu 150.000 TL'lik çek nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, dava konusu 150.000 TL lik çekin istirdatı ile davalının haksız ve kötüniyetli olarak takip yapması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalılar, asıl davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
Birleşen davalı vekili, davaya konu çekin davacının iddia ettiğinin aksine Radev A.Ş. tarafından müvekkili bankaya ibraz edilip arkası yazdırılmadığını, dava dışı Radev AŞ'nin davalı müvekkil bankanın kredi borçlusu olduğunu, Radev A.Ş. dava konusu çeki, diğer müşteri çekleri ile birlikte kredi borcuna ilişkin olarak ifa uğruna müvekkil bankaya ciro ederek teslim ettiğini, çekin yetkili hamili müvekkili banka olduğunu, müvekkili bankanın ciroladığı çeki günü gelince takasa ibraz ettiğini karşılığı olmadığı için de arkasına karşılıksız şerhini düştüğünü, kredi borcunun tahsili için asıl kredi borçlusu çek lehdarı aleyhine daha önce İstanbul 12. İcra Md 2014/18793 E sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, Radev A.Ş. tarafından ifa uğruna verilen çeklerden karşılıksız çıkan çekler için "İstanbul 12. İcra Md 2014/18793 E sayılı dosya ile takipte tahsilde tekerrür olmamak üzere" açıklamasıyla yasal takipler başlatıldığını, çekin yasal unsurlara sahip olup ciro silsilesinin düzgün olduğunu, dava dışı çek lehdarı kredi borçlusu ile çeki keşide eden davacının arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmadığı gibi davacı keşideci çek lehdarı ile temel ticari ilişkisinden kaynaklı itiraz ve defileri çekin yasal son hamili olan davalı müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, davalı müvekkili bankanın evrak üzerinde oynama yaparak kendine menfaat elde ettiği ve bankaya ibrazından sonra çekin davalı müvekkile ciro edildiği iddiasının tamamen mesnetsiz ve kötü niyetli bir itham olduğunu, müvekkili banka kayıtlarında çekin müvekkili bankaya kredi borçlusu dava dışı lehdar tarafından ne zaman ifa uğruna verildiğinin tespitinin mümkün olduğunu, dava dışı lehdar Radev AŞ kayıtlarından da karşılaştırılabileceğini savunarak birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, davalılar aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulü ile, davacıların İş Bankası ... Şubesine ait; 3206466 çek nolu, 20.01.2014 tarihli 350.000 TL bedelli, 3206469 çek nolu, 20.01.2014 tarihli 150.000 TL bedelli, 3206472 çek nolu 07.01.2014 tarihli 250.000 TL bedelli, 3206475 çek nolu, 31.03.2014 tarihli 1.750.000 TL bedelli, 3185240 nolu, 18.04.2014 tarihli 350.000 TL bedelli, 3185241 çek nolu, 16.05.2014 tarihli 350.000 TL bedelli dava konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmayan dava konusu çeklerin istirdadına ilişkin talebin reddine, feragat nedeniyle cezai şarta ilişkin davanın reddine, birleşen dava yönünden, dava konusu İşbankası /... şubesine ait 3206469 çek no'lu 150.000 TL tutarlı çekin davacı SD Müzik ProdüksiyonTurizm ve Yat İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edildiği,davalı Radev Ulusal Medya Tanıtım Yay. Prog. Paz. ve Org. A.Ş. emrine düzenlendiği lehtarın cirosu ile bankaya ibraz edildiği, karşılıksız şerhi vurulup bu şerhin iptal edildiği, birleşen davanın konusu edilen bu çekte davalı bankanın iyiniyetli hamil olduğu, ispat yükü kendisinde olan davacının davalı bankanın dava konusu çeki bedelsizliğini bilerek davacı keşidecinin zararına hareket etmek suretiyle iktisap ettiğini kanıtlayamadığından davanın reddine, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, birleşen davada davacı S.D Müzik...A.Ş. vekili tarafından birleşen davaya yönelik olarak istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, birleşen dava konusu çekin, lehtar tarafından cirolanarak 23/01/2014 tarihinde ibraz edildiği, Türkiye Katılım Bankası...Şubesi tarafından çekin takasa sokulduğu, karşılıksız kaşesi düzenlendiği, daha sonra kaşenin iptal edildiği, aynı şube kaşesi basılarak ciro edildiği, aynı tarihte tekrar takasa sokulduğu ve karşılıksızdır kaşesi basıldığı, takas için ibraz edilen çekin ilgili bankaca takas kaşesinin iptalinden sonra, çekin lehtarı Radev Ulusal Medya Tanıtım Yay. Prog. Paz. ve Org. A.Ş tarafından, davalı bankaya temlik hükümleri doğuran ciro ile devredilmesi gerekirken ciro edilmeyip, davalı banka tarafından ciro edilerek takas odasına ibraz edildiği, çekte TTK 790 maddesi uyarınca müteselsil ve birbirine bağlı ciro olmadığı, ciro zincirinde kopukluk bulunduğu gerekçesiyle birleşen davada davacı S.D Müzik Prodüksiyon Turizm ve Yat İşl. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davalılar aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulü ile, davacıların İş Bankası ... Şubesine ait; 3206466 çek nolu, 20.01.2014 tarihli 350.000 TL bedelli ,3206469 çek nolu, 20.01.2014 tarihli 150.000 TL bedelli, 3206472 çek nolu 07.01.2014 tarihli 250.000 TL bedelli, 3206475 çek nolu, 31.03.2014 tarihli 1.750.000 TL bedelli, 3185240 nolu, 18.04.2014 tarihli, 350.000 TL bedelli, 3185241 çek nolu, 16.05.2014 tarihli 350.000 TL bedelli dava konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmayan dava konusu çeklerin istirdadına ilişkin talebin reddine, feragat nedeniyle cezai şarta ilişkin davanın reddine, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının davaya konu, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü 2014/21577 esas sayılı icra dosyası ile takibe konan, İş Bankası .../ İstanbul Şubesine ait 3206469 çek numaralı, 21/01/2014 keşide tarihli 150.000 TL bedelli çek nedeniyle davalı Bankaya borçlu olmadığının tespitine, çekin istirdadı talebinin reddine, takibin kötüniyetli olarak başlatılması nedeniyle, davalı alacaklıdan %20 oranında 30.000 TL tazminatın tahsiline davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, birleşen davada davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen protokoller gereğince düzenlenen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile cezai şart gereğince tazminatın tahsiline, birleşen dava ise davalı banka tarafından takibe konulan çek yönünden borçlu olmadığının tespiti ile istirdatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince asıl dava yönünden davanın kabulü ile dava konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, feragat nedeniyle cezai şarta ilişkin davanın reddine, birleşen dava yönünden ise, davanın reddine karar verildiği, kararın birleşen davada davacı S.D. Müzik... A.Ş. vekili tarafından birleşen dava yönünden istinaf başvurusu üzerine,
Bölge adliye mahkemesince, ciro zincirinde kopukluk bulunduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüyle, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen davaya konu çek üzerinde yapılan incelemede, uyuşmazlık konusu çekin keşidecisinin birleşen davada davacı şirket, lehtarın da asıl davada davalı Radev.. A.Ş. olduğu, lehdar tarafından çekin beyaz ciro ile ciro edildiği edildiği, her ne kadar çek arkasında takasa ciro edildiğine dair şerh var ise de, şerhin çizilerek iptal edildiği, bu nedenle uyuşmazlık konusu çekin ibrazının yok hükmünde olduğu, söz konusu çekin aynı gün beyaz ciro ile temlik alan davalı banka tarafından süresinde ibraz edildiğinden ciro silsilesinde kopukluk bulunduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda davalı bankanın yetkili son hamili olduğu ve davacı tarafından davalı bankanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 687/1 maddesi uyarınca poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğide ispatlanamadığından birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.