11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/4018 E. , 2022/8203 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.12.2019 tarih ve 2012/307 E. - 2019/535 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.01.2021 tarih ve 2020/1072 E. - 2021/82 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 19.10.2011 tarihinde davalı şirketin ... isimli işletmesinin Kapadokyada düzenlediği sıcak hava balonu turuna katıldıklarını, pilot davalı ... idaresindeki balonun 07.00'de havalandığını ancak 40 dk sonra kayalıklara çarptığını ardından sert iniş yaptığını ve yana devrilerek durabildiğini, kaza sonucu müvekkilerinin ağır yaralandığını ve kalıcı hasarlar meydana geldiğini tedavilerinin Almanyada devam ettiğini balonun azami kalkış ağırlığını aşar şekilde yüklendiğini, yeterli derecede ısıtılamadığını bu nedenle davalının kusurlu olduğunu beyanla 3337,22 Euro maddi tazminat, 15.000 Euro davacı ... için ve diğer davacı ... Therese Emmeneggre için 20.000 Euro manevi tazminatın Euro cinsinden mümkün olmazsa fiili ödeme günündeki merkez bankası satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıların teminat göstermesi gerektiğini, davalı pilotun tecrübeli olduğunu, olay öncesi tüm prosedürlerin uygulandığını, diğer yolcuların yaralanmadığını, davacıların fotoğraf çekerken pilotun talimatına uymadığını, kemerlerini takmadıklarını, davacıların kazadan sonra taleplerinin bulunmadığını bildirdiklerini, davaya müvekkil şirketin sorumluluk sigortacısının dahil edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olay, 6502 sayılı TKHK'nın yürülük tarihinden önce, 19.10.2011 tarihinde gerçekleşmiş olup, belirtilen kanun maddeleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılacağı, taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle taşıyıcının sorumluluğunun Türk Sivil Havacılık Kanununda özel olarak düzenlendiği, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu madde 120'de ''Yolcunun ölümü veya herhangi bir cismani zarara uğraması halinde, bu zarara sebebiyet veren kaza hava aracında veya iniş veya biniş sırasında meydana geldiği takdirde, taşıyıcı sorumludur.'', Madde 123'te ''Taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli olan bütün tedbirleri aldıklarını veya bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa sorumlu değildir.'', Madde 127'de ''Bu Kanunda öngörülen bir zarardan dolayı, taşıyıcının adamları aleyhine dava açıldığı takdirde; taşıyıcının adamı kendi görevi çerçevesinde hareket ettiğini ispat ederse, taşıyıcının bu Kanuna göre yararlanabileceği hususlardan istifade etmeye hak kazanır. Bu gibi hallerde taşıyıcıdan ve taşıyıcının adamlarından alınabilecek tazminatın toplam miktarı, bahse konu sınırları aşamaz.'' hükümleri düzenlenmiş olup balonla hava işletmeleri talimatı madde 26 ve 37 uyarınca yolcu emniyet kemeri, balonda bulunması gerekli teçhizatlardan olmadığından 19/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen yolcu emniyet kemerlerinin olmaması hususu kusur olarak değerlendirilmemiş, dinlenen tanık beyanlarından, davalı pilot ...'nın yolculara gerekli bilgilendirmeyi yaptığı, 19/11/2018 tarihli raporda da belirtildiği üzere hava şartlarındaki değişiklik, iniş bölgesinin yüksekte olması ve rüzgar nedeniyle sert iniş yaptığı, davalı pilotun üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Sivil Havacılık Kanunu md 127 uyarınca; davalı şirketin balonla hava işletmeleri talimatında belirtilen teçhizatların bulunduğu balonu sağladığı, kendisi ve çalışanlarının zararı önlemek için tüm tedbirleri aldığı, Sivil Havacılık Kanunu md 123 uyarınca zarardan sorumluluğu bulunmadığına gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 19.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre taşıyıcı şirket pilotunun uçuş öncesi ve sırasında yolcuları gerekli şekilde bilgilendirdiği, hava koşullarının sivil havacılık talimatlarına uygun olduğu, balonun sıcak havayla dolmasında herhangi bir problemin olmadığı, pilotun uçuş öncesi ve sırasında sivil havacılık talimatlarına uygun hareket ettiği, pilotun kazada kusurunun bulunmadığı, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 120. maddesine göre taşıyıcının hava aracında meydana gelen cismani zarardan sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, aynı Yasa'nın 123 ve 127. maddeleri uyarınca taşıyıcının adamı olan pilot tarafından alınması gerekli olan bütün tedbirlerin alındığı bilirkişi raporuyla da ortaya çıktığından, ayrıca hava işletmeleri talimatının 26 ve 37. maddeleri uyarınca emniyet kemerinin hava balonunda bulunması gerekli teçhizatlardan olmadığı ve taşıma kapasitesinin üstünde yolcu alınmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik ya da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine dair karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuş, bölge adliye mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan 19.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna kaşı tarafların ileri sürdükleri itirazlar değerlendirilmeden eksik ve yetersiz rapora dayanarak hüküm tesisi doğru olmamış, hava balonu ile taşıma konusunda uzmanın da bulunduğu bir bilirkişi kuruluna dosyanın tevdii ile davalı pilot ile davalı şirkete atfı kabil kusur bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.