Aramaya Dön

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/10837
Karar No
K. 2009/10025
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2008/10837 E.  ,  2009/10025 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.7.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R

Dava, davacının ... Kaydının geçersiz olduğu gerekçesi ile 1479 sayılı Yasa kapsamında ... sigortalılığının iptali ile yaşlılık aylığı isteminin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ve 01.07.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak ödenmeyen yaşlılık aylıklarının faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ... Kaydının geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 25.04.2000 tarihli giriş bildirgesi ile 25.10.1990 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, vergi kaydının 01.05.2000 de, Esnaf Sicil kaydının 25.05.2000 tarihinde başlayıp devam ettiği, ... Kaydının 25.10.1990 tarihinde başlayıp devam ettiği, 03.03.2005 tarihli SSK Müfettişi raporu ile Oda kayıt defterinin 2 sayfasında davacının ve takip eden üyelerin kayıt tarihlerinde oynama yapıldığı tespit edilerek geçersiz olduğunun tespit edildiği, Kurum tarafından davacının ... sigortalılığının iptal edildiği, 26.05.2000 tarihinden itibaren 09.06.2004 tarihine kadar 13 yıl 5 ay 5 günlük prim ödemesi bulunduğu, 09.06.2004 tarihli dilekçe ile tahsis talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık davacının ... üyeliğinin geçerli olup olmadığı ve buna bağlı olarak 25.10.1990 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında Zorunlu ... sigortalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu nedenle öncelikle davacının ... üyeliğinin geçerli olup olmadığı sorununun çözümlenmesi gerekmektedir.

Anayasanın 135. maddesine göre, meslek kuruluşları kamu kurumu niteliğindedir. Aynı düzenleme, 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Yasası’nın 1. maddesinde de yer almıştır.

Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 24.4.1980 gün ve 1980/7-7 sayılı kararında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetsel yapı içinde bulunan ve kamu hizmeti gören idari birimler olduğu, odalara kayıt işlemlerinin ise idari işlem niteliği taşıdığı belirtilmektedir. Somut olayda davacının Oda kaydı ile ilgili yapılan idari işlemin geçerli olup olmadığı ile ilgili talep ve işlemin idari nitelik taşıdığı kabul edilmek gerekir. Bu duruma göre, bu tür bir uyuşmazlık idari yargı yerinde görülmelidir. Hakim, H.U.M.K.'nun 46. maddesi uyarınca, aralarında bağlantı bulunduğu iddiası ile birlikte açılmış davalarda yargılamanın daha iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış davaların davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden ayrılmasına karar verebilir.

Davaya konu istemlerin yasal dayanaklarının ve buna bağlı olarak yapılacak inceleme ve araştırma yöntemlerinin ve görevli yargı yolunun farklılığı, temel ilişkinin kanıtlanmasında izlenecek usul, gibi bir takım farklı olgular nedeniyle, yargılamanın daha iyi ve süratli bir şekilde yürütülebilmesi için davaların ayrılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

Yapılacak iş; davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında Zorunlu ... sigortalı olduğunun ve yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili isteminden 25.10.1990 tarihinden itibaren kesintisiz ... Çaybaşı Esnaf Odası üyesi olduğunun tespitine ilişkin istemi tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmeli, Oda kaydının geçerli olduğunun tespiti davasını bu dava için bekletici sorun yapmak, tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku K5362 md.1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog