Aramaya Dön

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/10503
Karar No
K. 2009/7847
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2008/10503 E.  ,  2009/7847 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 01.06.1994-30.10.2001 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 01.06.1994-30.10.2001 tarihleri arasında davalı ... fabrikasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalı işveren nezdinde 01.06.1994 tarihinden 30.10.2001 tarihine kadar hizmet akdi ile aylık asgari ücret üzerinden kesintisiz ve aralıksız olarak toplam 2700 gün çalıştığının tesbiti ile Kuruma bildirilmeyen 700 günün tesbitine karar verilmiştir.

Davada taraf ehliyeti HUMK’nun 38. maddesinde düzenlenmiş olup, kamu düzeni ile ilgilidir. Bir talep olmasa bile mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. HUMK'nun taraf ehliyetini tanımlamamış 38. maddesiyle Medeni Kanuna yollamada bulunmakla yetinmiştir. Medeni Kanunumuz ise, davada taraf olma ehliyetini, medeni haklardan yararlanma ehliyetinin bir parçası saymış, 8, 28, 47 ve 48. maddeleriyle bu yönde hükümler getirerek medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişinin davada taraf olma yeteneğini taşıdığını belirlemiştir. Somut olayda davalı olarak gösterilen ...'nın tüzel kişiliği bulunmadığı gibi davacının uyuşmazlık konusu dönemde ...Yemek Üretim ve Hiz.Ltd.Şirketi ile ...'e ait ... Yemek salonunda çalıştığı anlaşılmaktadır.

HUMK'nun 77.maddesi uyarınca,davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması gerektiğide dikkate alınarak davanın hasımda değil hasmın temsilcisinde yanılma sonucu açıldığı kabul edilerek davacıya dava dilekçesindeki davalı adını düzeltmesi için önel verilerek düzeltme ve dava dilekçesinin şirkete ve ...'e tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan, bu davalılar dinlenip bildirecekleri deliller toplandıktan sonra çıkacak sonuca göre kara verilmelidir.

Öte yandan davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.

Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Somut olayda, davacının 01.06.1994 tarihinde... sicil nolu... Yemek Üretim ve Hiz.Ltd.Şti.unvanlı işyerinde işe girdiğine dair bildirgenin 22.06.1994 tarihinde Kuruma verildiği,aynı işyerinden 15.06.1996,15.10.1996,01.01.1999,15.01.2000 ve 10.02.2001 tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, davacının bu işyerinde geçen 01.06.1994-30.10.2001 tarihleri arasındaki çalışmalarının kısmi olarak bildirildiği,ayrıca 01.11.2000 tarihinde 1002039 sicil nolu... Yemek Salonu Nahit Yücel unvanlı işyerinde işe girdiğine dair bildirgenin 30.10.2000 tarihinde Kuruma verildiği,bu işyerindeki çalışmasının 09.02.2001 tarihine kadar tam olarak bildirildiği,davacının çalışmalarının bordro tanıklarının beyanları ile doğrulandığı anlaşılmaktadır.Davacının tesbit talebinde bulunduğu 01.06.1994 ile 30.10.2001 tarihleri arasında hem 24017 sicil nolu... Yemek Üretim ve Hiz.Ltd.Şirketi unvanlı işyerinde hem de 1002039 sicil nolu... Yemek Salonu Nahit Yücel unvanlı işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.

Kabule göre; davacının bildirilmeyen hizmeti 670 gün olduğu halde Kuruma bildirilmeyen 700 günlük çalışmalarının tesbitine karar verilmesi ve karar yerinde davacının hangi işveren yanında hangi tarihler arasında çalıştığının açıkça gösterilmemesi de doğru görülmemiştir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre öteki itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K506 md.79
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog