Esas No
E. 2021/3827
Karar No
K. 2022/7738
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2021/3827 E.  ,  2022/7738 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.02.2017 tarih ve 2015/162 E- 2017/21 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2020/299 E- 2021/205 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacılar vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, ortak eser sahibi olan müvekkillerinden ... ile davalı şirketin Fox TV’de yayınlanacak olan “Aşk Yeniden” isimli dizisinin uygulayıcı yapımcısı konumunda bulunan ...’un 28.01.2015 tarihinde, dizinin iç müziklerinin yapılması konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, sözlü anlaşmaya göre, tarafların bölüm başı 6.000.-TL net ve iç müzik kayıt masrafları için 12.000.-TL net ödeme yapılacağı hususunda mutabık kaldıklarını,müvekkillerinin, kendilerinden talep edilen eserleri davalı şirkete teslim ettiklerini, davalı şirketin 4. bölümün yayınlanmasından sonra müvekkilleri ile çalışmayacaklarını, iç müzikler için de jenerik müziği yapan ... ile çalışmaya devam edeceklerini bildirdiklerini, davalı şirketin bu beyanına rağmen dizinin 5. bölümündeki sahnelerde müvekkillerinin muvafakati bulunmaksızın, müvekkilleri tarafından oluşturulan eserleri kullanmaya devam ettiğini, davalı şirketin dizinin 6. bölümünden sonra müvekkillere ait eserlerin klonu niteliğindeki iç müzikleri dizi içeriğinde kullanmaya başladığını, müvekkillerinin maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek müvekkilleri tarafından meydana getirilen eserlerin söz konusu dizinin 6. bölümünden itibaren ve çeşitli bölümlerde klonlanarak kullanıldığının tespiti ile müvekkiller aleyhine tecavüz teşkil eden işbu eylemlerin kaldırılmasına,müvekkillerinin isimleri kullanılmaksızın dizinin 5. bölümde müvekkillere ait müzik eserlerinin kullanıldığının tespiti ile müvekkil aleyhine tecavüz teşkil eden eylemin kaldırılmasına, FSEK uyarınca eser sahipliğine taalluk eden mali haklara ilişkin şimdilik 6.000.-TL maddi tazminatın ve 50.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıların, kendilerine ait olan dizinin iç müzikleri üzerindeki mali haklarını, manevi hakları kullanma yetkilerini herhangi bir süre, bölüm vb. kısıtlama olmaksızın tam tuhsat niteliğinde, 42.000.-TL bedelle davalı müvekkiline ve FOX TV'ye devrettiklerini, FSEK'e aykırı bir kullanımın sözkonusu olmadığını, dizinin özgün müziklerinin dava dışı ...’a ait olduğunu, ilk 4 bölümde kullanılan iç müziklerin de önemli bir kısmının dava dışı dava dışı ...’a ait olduğunu, dizinin ilk 4 bölümünden sonra davacıların iç müziklerinin kullanılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama , toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, "Aşk Yeniden" isimli TV dizisinin ilk 5 bölümünde kullanılan dizi iç müziklerinin büyük bir kısmının davacılara ait olduğu, ilk beş bölümün iç müziklerinin bedelleri olan bölüm başı 6.000.-TL’nin ve iç müziklerin hazırlanması için 12.000.-TL'nin davacılara ödendiği anlaşıldığından, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak 5.bölümde davacıların isimlerinin jenerikte belirtilmediğinden, davacıların FSEK 15/1 maddesinde belirtilen haklarının ihlali nedeniyle takdiren 10.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacıların maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000.-TL'nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince usûlüne uygun bir mali hak devrinin bulunması, bu kapsamda işleme hakkının da devredilmiş olması dikkate alındığında FSEK'in 68.maddesinde belirtilen koşulların maddi tazminat istemi yönünden gerçekleşmediği, ancak dizinin 5.bölümünde davacı müzikleri kullanıldığının tespit edilmiş olmasına rağmen jenerikte davacı isminin yer almadığı, bu kapsamda hükmedilen tazminatın olayın özelliklerine, hal ve koşullara göre uygun bir miktarda olduğu sonucuna ulaşıldığı, taraf vekillerinin esasa yönelik istinaf başvuruları yerinde görülmemiş ise de, davacı vekilinin vekâlet ücretine ilişkin istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, davacı yararına 2.860,00 TL, davalı lehine ise 4.750,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, ...Ü.T'nin 10/2.maddesine göre, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden davalı lehine fazla vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Dava, davalı şirketin yapımcısı olduğu TV dizisinde 5. Bölümden itibaren telif hakkı müvekkillerine ait iç müziğin izinsiz olarak kullanılmasından doğan telif tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda davacılar vekili, davaya konu “Aşk Yeniden” isimli dizinin ilk 4 bölümünde, sözlü anlaşmaya dayalı olarak telif hakkı müvekkillerine ait iç müziğin kullanıldığını, ancak davalının 5. Bölümden itibaren müvekkilleriyle çalışmayı sonlandırmasına rağmen 5. Bölümde de iç müziğin izinsiz olarak kullanıldığını, 6-19. Bölümlerde ise müvekkillerine ait iç müziğin öncesinde klonlanarak davalı yanca izinsiz kullanıldığını ileri sürmektedir. Mahkemece, 5. Bölüm yönünden davanın kabulüne, 6-19. Bölümler yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, her iki tarafın da esasa ilişkin istinaf istemi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddolunmuştur. 5846 sayılı FSEK’nın 8/3. Maddesi uyarınca, Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidir. Eser sahibi olmamakla birlikte, FSEK 80/1 f.

2.Bent hükümleri doğrultusunda sinema eserinden doğan çoğaltma, iletim, yeniden iletim ve umuma iletim haklarını kullanılması yetkisi, bağlantılı hak sahibi olan eserin yapımcısına aittir. Ancak yapımcıların bu hakkı kullanabilmesi için eser sahipleriyle ve icracı sanatçılarla yazılı sözleşme yaparak mali hakları kullanma yetkisini devir almış olmaları gerekir. Bu gerekliliğe uymaksızın yapımcılar tarafından yapılan her türlü izinsiz gösterimler ve iletimler, eser sahiplerinin eserden doğan hakka tecavüz niteliğinde sayılacaktır.

Eser sahipliği karinesine ilişkin FSEK m. 11 uyarınca ‘‘ … Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın’’ düzenlemesinde de anlaşıldığı üzere umuma intikal etmiş eserde eser sahibinin adı yer alıyorsa karineten o kişinin eser sahipliğinin olduğunun kabul edilmesi gerekir. Söz konusu karine aksi ispat edilebilen adi karine niteliğindedir. Eserin karineten eser sahibi görünen kişiye değil de kendisine ait olduğunu iddia eden kişinin üçüncü kişilere karşı hak iddiasında bulunabilmesi için öncelikle eser sahibi görünen kişiye karşı eser sahipliğinin tespiti davası açması gerekir.

Somut olayda, tarafların dizinin iç müziği için bölüm başına anlaşma yaptıkları, 4. Bölümden sonra sözleşme ilişkisi son bulduğu halde, davaya konu dizinin 5. Bölümünde davacılara ait iç müziğin dizide kullanıldığı, jenerikte davacıların isimlerine yer verilmediği ve bu haliyle dizinin gösterime sunulduğu sabittir.

Davacı taraf ayrıca, 6-19. Bölümlerde kendilerine ait özgün iç müziğin klonlanarak oldukça benzerinin kullanılması yoluyla telif haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir. Davalı yapımcı ise 5.Bölümden itibaren iç müziğin, dizinin jenerik müziğini de hazırlayan ... tarafından oluşturulduğunu savunmaktadır. O halde bu bölümler yönünden eser sahibinin kim olduğunun tespiti ...’ın menfaatini de ilgilendirdiğinden, davacıya anılan bölümler yönünden bu davayla birlikte görülmek üzere ...’a karşı ilk derece mahkemesinde eser sahipliğinin tespiti davası açmak üzere kesin süre verilmesi ve öncelikle 6-19. Bölümlerde kullanılan iç müziğin kime ait olduğunun tespiti gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bu nedenle taraflar yararına re’sen bozulması gerekmiştir.

2.Mahkemenin kabulüne göre de; 5846 sayılı FSEK anlamında korunan eserlerin tümü Kanun kapsamında koruma altında olduğu gibi, özgün olan ve bütünlük taşıyan parçalar halindeki kısımlarının da Kanun koruması kapsamında olduğu hususu gözden kaçırılmamalıdır.

Mahkemece intihal iddiası karşısında iki müzik eserinin birbirine olan benzerlikleri incelenirken, diğer eser sahipliği iddiasındaki kişilerin davada temsili yanında, Mahkemece öncelikle her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerinin ayrı ayrı değerlendirildikten sonra, gerektiğinde; iç müziğin oluşturulmasına dair sonraki (...’a ait) eser notaları ile önceki (davacılara ait) eser notalarının yan yana karşılaştırılarak, bilgisayar ortamında üst üste getirilerek, 5 ve sonraki bölümlerde kullanılan iç müziğin davacıların önceki esere nazaran özgünlük (sahibinin hususiyetini) taşıyıp taşımadığı, kısmen de olsa önceki eserle benzer motif ve notaları içerip içermediği, sonraki eserin FSEK 6/3. Maddesi anlamında izinsiz işleme mahiyetinde olup olmadığı hususunda bu alanda uzman teknik bilirkişilerden kuşkuya yer bırakmayacak şekilde denetime elverişle bir rapor alınarak değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetli görülmemiş ve hükmün bu nedenle de taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

3.Yine Mahkemece, 5. bölüm yönünden eserden doğan hakka tecavüz edildiğinin tespit edildiği ve manevi tazminata hüküm kurulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bu hükümle çelişki oluşturacak şekilde FSEK 68. Maddesi uyarınca maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

4.Bozma sebep ve şekline göre davalı tarafın sair temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının (2) no’lu bentte yer alan nedenlerle taraflar yararına, (3) no’lu bentte yer alan nedenlerle davacı yararına ve (1) bentte yer alan nedenlerle re’sen BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog