Esas No
E. 2022/6410
Karar No
K. 2022/7545
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2022/6410 E.  ,  2022/7545 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası sonunda Samandağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14/02/2019 tarihli, 2018/381 Esas, 2019/56 Karar sayılı karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı ... vekili, Belediyeye ait 12 ve 3675 parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından başlatılan icra takibi sonucunda cebri ihale ile davalı ... Paşaoğullarına satıldığını, davalı ...'nın da cebri satıştan iki gün sonra taşınmazlardan 12 no.lu parseli diğer davalı ...'ya devrettiğini; ihaleye dayanak icra takibinin ve haciz işlemlerinin usulsüz olduğunu, bu nedenle davalılar adına oluşan kayıtların yolsuz nitelik taşıdığını, davalıların da el ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili, öncelikle davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacı Belediyenin borcundan dolayı icra takibine maruz kaldığını ve tüm işlemlerden haberdar olduğu hâlde borcunu ödemediğini, icra takibi sırasında davacının haczedilmezlik itirazının reddedildiğini, icra takibi ve belediye salonunda yapılan ihale işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, belediye mallarının haczinin mümkün olmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacı Belediyenin tüm taşınmazları üzerinde kamu kurumları ve başka kişilere ait hacizler bulunduğunu, müvekkilinin diğer davalılar ile hareket ettiği iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu gösteren 11.04.2003 tarihli belgeyi davacı idareden aldığını ve takip tarihi olan 11.12.2003 tarihine kadar borcun ödenmesini beklediğini, borç ödenmeyince de hukuka uygun bir şekilde icra takibi yaptığını, icra takibine itiraz edilmemesi durumunun davacı idarenin iç işleyişi ile ilgili olduğunu, davacıya defalarca tebligat gönderildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili, davacı belediyenin icra takiplerini akamete uğratmak için Kanun’a karşı hileli bir şekilde taşınmazları ile ilgili düzenli olarak kamu yararına tahsis kararı aldığını, anılan kararların Adana İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, davacı tarafın itirazlarını eldeki davada değil icra takibi dosyası üzerinden haczedilmezlik itirazı şeklinde yapması gerektiğini, ilçede oto ve emlak alım satım işi ile uğraşan müvekkilinin iddialar ile bir ilgisinin bulunmadığını, muvazaa iddiasını kabul etmediklerini, davacının tüm icra işlemlerinden haberdar olmasına rağmen kötü niyetli olarak eldeki davayı açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

3.Davalı ... vekili, müvekkilinin tapu kaydına güvenerek, iyi niyetle ve bedeli karşılığında dava konusu taşınmazı diğer davalı ...’dan satın aldığını, muvazaalı bir işlem yapmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/12/2004 tarihli ve 2004/203 E., 2004/635 K. sayılı kararı ile davacının borcu nedeniyle dava konusu taşınmazların cebri satışı sonucunda davalılar tarafından iktisap edildiği, ihaleye fesat karıştırıldığı ve taşınmazların muvazaalı bir şekilde el değiştirdiği iddiası ile açılan eldeki davaya bakma görevinin İcra İflas Kanunu’nun 134. ve Borçlar Kanunu’nun 226. maddesi uyarınca İcra Tetkik Merciine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

IV. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Bozma Kararı

Dairenin 02.05.2005 tarihli ve 2005/4777 E., 2005/5466 K. sayılı kararı ile, ''...Dava sicile yönelik olup, davada kaydın iptali istenilmiştir. İstek, sonucu bakımından yolsuz tescil olgusuna dayanmaktadır. Her ne kadar istek kapsamına icra takip işlemlerindeki usulsüzlükler de dahil edilmiş ise de böyle bir isteğin ileri sürülmüş bulunması, davacının yolsuz tescile dayalı bu davayı açmasına ve davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesine engel teşkil etmez. Hal böyle olunca, işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekirken davanın görev yönünden reddedilmiş olması doğru değildir’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.

3.Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Samandağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/04/2015 tarihli ve 2013/96 E., 2015/146 K. sayılı kararı ile icra takibindeki ödeme emrinin tebliği usulsüz olsa da, sonraki aşamada davacı Belediyenin takipten haberdar olduğu; davalılar hakkında ihaleye hile ve fesat karıştırmak ve görevi kötüye kullanmak suçlarından açılan ceza davasının da beraatle sonuçlandığı, davalıların iyiniyetli olduklarının aksinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4.Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5.İkinci Bozma Kararı

Dairenin 18.10.2018 tarihli ve 2018/3785 E., 2018/13669 K. sayılı kararı ile "Nitekim, davacı Belediyenin farklı taşınmaz hakkında başka kişiler aleyhine benzer nedenle açtığı Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/278 Esas sayılı davasında da Yerel Mahkemenin verdiği kabul kararı Dairece, davanın reddi gereğine değinilerek bozulmuştur.Ne var ki, eldeki dava dosyası içeriğinden; Belediye Meclisinin 09.06.1999 tarihli kararı ile Belediyeye ait tüm taşınmaz malların kamuya tahsis edilmiş olduğu; diğer taraftan, Belediye taşınmazlarının kamuya tahsis edilmesi hususunun Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/278 Esas sayılı davasına da yansımadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca; Belediye taşınmazlarının kamuya tahsis edilmesi yönündeki Belediye Meclisinin 09.06.1999 tarihli kararının eldeki dava bakımından değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

6.Mahkemesince Bozma Sonrası Verilen Karar

Mahkemenin 14/02/2019 tarihli ve 2018/381 E., 2019/56 K. sayılı kararı ile icra takibindeki ödeme emrinin tebliği usulsüz olsa da, sonraki aşamada davacı Belediyenin takipten haberdar olduğu; davalılar hakkında ihaleye hile ve fesat karıştırmak ve görevi kötüye kullanmak suçlarından açılan ceza davasının da beraatle sonuçlandığı, davalıların iyiniyetli olduklarının aksinin de kanıtlanamadığı, Samandağ Belediye Başkanlığının 09.06.1999 tarihli Meclis kararı değerlendirildiğinde; ihale ve temlik tarihlerinde 1580 sayılı Belediye Kanunu hükümlerinin uygulanmakta olduğu, anılan Meclis kararına ilişkin Vergi Mahkemesi ve Danıştay 3. Dairesi kararlarının bulunduğu, Danıştay 3. Dairesinin 2001/2076 E., 2003/4814 K. sayılı kararında Belediye Meclisince kamu hizmetine tahsis yolunda karar alınmasının bir gayrimenkulün kamu hizmetinde kullanıldığını göstermeyeceği, kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi gerektiğine değinildiği, 09.06.1999 tarihli Meclis kararının genel nitelikte olduğu ve taşınmazın fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığı hususunun araştırılması gerektiği, bozma öncesi yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ekinde yer alan fotoğraflar ve raporun değerlendirme kısmında yer alan gerekçelerle dosya kapsamına göre taşınmazın fiilen kamu hizmetinde kullanılmadığı, aksinin davacı tarafından da ispatlanamadığı, davacı tanıklarının da taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilip edilmediğine ilişkin bir beyanda bulunmadığı, bu hâliyle soyut ve genel nitelikte olan Meclis kararının hükme esas alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

7.Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8.Temyiz Nedenleri

Davacı vekili, Mahkemece bozma kararında belirtilen hususta gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan usul ve yasaya aykırı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

9.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/1-480 Esas, 2022/1054 Karar sayılı, 28/06/2022 tarihli kararıyla, "Mahkemece önceki gerekçeye ek olarak Belediye Meclisinin 09.06.1999 tarihli kararı değerlendirilerek direnme kararı verildiği anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece direnme adı altında karar verilmiş ise de, gerçekte bozma kararında değerlendirilmesi gerektiği belirtilen Samandağ Belediye Meclisinin 09.06.1999 tarihli kararı değerlendirilerek karar verilmiş ve bu şekilde bozma gereği yerine getirilmiştir. Bu durumda verilen direnme kararının bozmaya eylemli uyma sonucu oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Hâl böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir." gerekçesiyle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.

10.Gerekçe

10.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

10.2. İlgili Hukuk

Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.”, 1022/1. maddesinde; “ Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde; “ Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.”, 1025/1-2. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır. " düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.

10.3. Değerlendirme (IV/5.) no.lu paragrafta belirtilen ve hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV/6.) no.lu paragrafta yer verilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. V. SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya, bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 36,30 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.