Hukuk Genel Kurulu
Hukuk Genel Kurulu 2013/136 E. , 2013/1404 K.ÇEK ÜZERİNDEKİ ÇIKINTI VE KAZANTININ İMZA VEYA PARAFLA TASDİK EDİLMEMESİ
KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS TAKİBİN İPTALİ
ÇEKİN KEŞİDE TARİHİ ÜZERİNDE İMZALI DEĞİŞİKLİK YAPILMASI
İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 16
TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 692
TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 780
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, takibin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu çekin yıl hanesindeki rakamın sonradan değiştirildiği, ayrıca aylar hanesindeki rakamın da mekanik olarak silindiği, paraf imzasının sadece yıl hanesindeki değişikliği kapsadığı, oysa ay hanesindeki değişikliğin keşidecisi tarafından onaylanmadığı, bu haliyle çekin keşide tarihinde aylar hanesinin bulunmadığı, bu nedenle keşide tarihinin yazılı olmadığı kabul edilen çeke dayalı olarak kambiyo hukukuna göre icra takibi de yapılamayacağından takibin iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı/alacaklı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı/alacaklı vekili getirmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davaya konu üç çekin keşide tarihlerinin altına atılan parafın keşide tarihinin ay,yıl ve kısmen de gün bölümlerinde yapılan tüm değişiklikleri kapsayıp kapsamadığı, burada varılacak sonuca göre çekin kıymetli evrak vasfı taşıyıp taşımadığı, buna göre takibin iptaline ilişkin istemin reddinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, bir çekte bulunması gereken yasal unsurların neler olduğu 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 692. (6102 Sayılı TTK 780) maddesinde açıklanmıştır. Bu zorunlu yasal unsurları ihtiva etmeyen çek, aynı kanunun 693. maddesinde düzenlenen ödeme yeri ve keşide yerine ilişkin iki istisnai hal dışında kambiyo senedi niteliği taşımayacaktır. Somut olayda, dava konusu çeklerin keşide tarihlerinin ay, yıl ve kısmen de gününün düzeltilip altının imzalandığı anlaşıldığından, imzanın keşide tarihindeki değişikliklerin tümünü kapsadığını kabul etmek gerekir. O halde, Hukuk Genel Kurulu çoğunluğunca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyularak şikâyetin reddine karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen “Geçici 7.madde” atfıyla aynı Kanun’un 366. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.09.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi
KARŞI OY YAZISI Mahkemece dava konusu çeklerin keşide tarihlerinin ay ve yıl bölümünde 2 ayrı değişiklik yapıldığı ve çeklerdeki tek parafın yıl bölümünde kalemle yapılan değişikliği kapsadığı, değişiklik ve parafın aynı kalemle olduğu, ay bölümünde kimyasal maddeyle yapıldığı çekişmesiz olan değişikliği kapsamadığı sonucuna varılarak buna göre davanın kabulüne karar verilmiş, Yüksek Özel Dairece ise çeklerde yer alan tek parafın varlığı çekişmesiz olan her iki değişikliği de kapsadığı gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda Yüksek Kurulca yapılacak iş, parafın iki değişikliği de kapsayıp kapsamadığını açıklığa kavuşturmaktan ibarettir. Değişikliğin birisinin kimyasal madde ile diğerinin ise kalemle yapılmış olması karşısında hayatın olağan koşulları gereği tek parafın farklı yöntemle yapılan iki değişikliği kapsamadığı ve bu nedenle yerel mahkeme direnme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluk kararına karşıyım.