Esas No
E. 2014/5759
Karar No
K. 2014/8469
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2014/5759 E.  ,  2014/8469 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (KAPATILAN EYÜP 2.AHM) TARİHİ : 30/11/2006 NUMARASI : 2006/70-2006/341 Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı, spor klubünün yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde davalı ile elektrik abonelik sözleşmesi imzaladığını, daha sonra görevi bırakmış olmasına rağmen aboneliğe konu yerde kullanılan elektrik bedelinin tahsili için aleyhine davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, tahakkuk ettirilen takibe konu bedelden sorumlu olmadığını öne sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir.

Somut olayda; davacı kendi adına 1992 yılında spor klubü abonesi olmuştur.

Davalı tarafından 1996 ila 2001 yılları arasında tahakkuk ettirilen toplam 6.546,79 TL elektrik kullanım bedelinin tahsili amacıyla davacı aleyhine icra takibi başlatılmıştır.

Uyuşmazlık; davacının aboneliğinin bulunduğu yerde elektrik kullanılmasından dolayı sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Elektriği fiilen kullanan kişinin haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak, bu sorumluluk davacı olan abonenin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. Fiilen elektrik kullanan şahsın haksız fiil hükümleri uyarınca, abonenin de sözleşmeden doğan sorumluluğunun bulunduğu, bu durumda kullanımdan her ikisinin de müteselsilen sorumlu oldukları belirgin olmasına göre alacaklının alacağını sorumluların tamamından isteyebileceği gibi bunlardan biri veya birkaçından da isteyebileceğinin kabulü gerekir. Bu durumda, aboneliğini iptal ettirmeyen ve kullanıma sebebiyet veren abone olan davacının sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, aynı ilkeler HGK 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir.

Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, öncelikle dosyanın uzman bilirkişiye verilerek, bilirkişiden davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği alacak miktarının davaya konu tahakkuk dönemleri esas alınarak hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog