Esas No
E. 2021/878
Karar No
K. 2023/16022
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/878 E.  ,  2023/16022 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında

A. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

B. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca iki kez 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

C. Tebliğname'de görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, delillerin takdirinde hataya düşüldüğü, verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olup lehine bozulması gerektiği vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Olay günü trafik kazası ihbarı üzerine jandarma görevlisi şikâyetçilerin olay yerine intikal ettikleri, aracın şoförü olan sanığa olayla ilgili olarak bilgi ve görgüsü sorulduğunda, sanığın şikâyetçilerden ...'ye hitaben ''Lan Astsubay biz senin gibilerini çok gördük, ben adamın a... koyarım, kimse bana o... çocukluğu yapamaz, sen kimsin lan, dur dur bak ben şimdi kimi arayacam o senin a... koyacak merak etme, biz bu vatan için bedel ödedik, vergimizi veriyoruz, siz ve sizin gibiler doğuda yapamadıklarını buralarda yapmaya çalışıyorsunuz, doğuda her şey serbest kanunda yok devlette.'' diyerek hakaret ettiği, şikâyetçinin sanığı sakinleştirmek istediği ancak sanığın sakinleşmeyerek şikâyetçi ...'nin yakasına sarılmak istediği, bu esnada telefon kamerası ile çekim yapan diğer şikâyetçi ...'yi gören sanığın parmak işareti ile şikâyetçi ...'ye ''Anasının a... koyduğumun çocuğu.'' diyerek hakaret edip üzerine yürüdüğü ve tekme attığı, bu surette hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece, sanığın savunması, şikâyetçiler ve tanıkların beyanları, gözaltına alma, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, şikâyetçilerin görev belgeleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın atılı suçları işlediği kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve bu suçun 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilebileceği anlaşılmakla, Tebliğname'deki görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden

Şikâyetçilerin birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanlarda bulunmaları, tanıkların aşamalarda sanığın suça konu eylemlerini doğrulamaları, olay tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, adli muayene raporları, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

2.Sair Yönlerden

Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,

Tekerrüre esas alınan ilamın 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve bu suçun 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilebileceği, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.

C. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1.Sanığın, şikâyetçilere yönelik hakaret eylemlerini kısa zaman aralığı içerisinde, aynı suç işleme kararıyla ve birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleştirmesi dolayısıyla eylemlerin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve bu suçun 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (C) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog