Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2007/11790
Karar No
K. 2007/12702
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2007/11790 E.  ,  2007/12702 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 334 parsel sayılı 5475.85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz,.... Devlet Ormanı adı altında Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi murislerinden kendilerine kalan ... alanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin ... Ufuk mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.04.1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp temyize konu dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Birbirlerine komşu ve aralarında bağlantı bulunan ... Köyü 101 ada 334 parsel ve 101 ada 157 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili mahkemenin 2006/7-48 ve 2006/11-49 sayılı (Dairenin 2007/11790-2007/11791) dava dosyalarının Dairemizde aynı gün incelemesi yapılmıştır.

1.Mahkemenin 2006/7 esas sayılı dava dosyasında; davacı ..., husumet yöneltilmeksizin kendisine ait tarlanın ormana yazıldığını ileri sürerek, 101 ada 157 parsel sayılı Bulanıkdere Devlet Ormanı'nın tespitine itiraz etmiştir. Mahkemece, Hazine ve tesbit tutanağının edinme sebebi kısmında ismi geçen ... ... davaya dahil edilmiştir.

Bilirkişi heyeti ile birlikte yapılan keşifte davacının davaya konu ettiği yerin 101 ada 157 parsel sayılı Bulanıkdere Devlet Ormanı değil, 101 ada 334 parsel sayılı Bulanıkdere Devlet Ormanı olduğunu bildirmesi üzerine yargılamaya 101 ada 334 parsel yönünden devam edilerek araştırma yapılmıştır.

2.Mahkemenin 2006/11 esas sayılı dava dosyasında ise davacı ... ..., Orman Yönetimi ve Hazine'ye karşı husumet yönelterek 101 ada 334 parsel sayılı Bulanıkdere Devlet Ormanının tesbitine itiraz etmiş; yapılan keşif sonucunda bu kişinin de 101 ada 334 değil 101 ada 157 parseli dava konusu ettiği anlaşılıp, bu dosyada da 101 ada 157 parsel yönünden yargılama yapılmıştır.

3.Bu haliyle her iki dosya davacısı ... ve ... ... birbirlerinin açtıkları davaya katılmış sayılırlar. Herbir dava sonucunda kurulan hüküm bir diğerini etkiler niteliktedir. Bu nedenle, öncelikle her iki dava dosyasının birleştirilerek görülmesi, yargılamanın doğruluğu ve kolaylığı açısından zorunludur.

4.Her iki dava dosyasında da mahkemece, çekişmeli taşınmazların, yörede 1968 yılında seri bazında yapılıp kesinleşen OKS'ları dışında kaldığı, 4999 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra 3402 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmada bu yerlerin yeniden tesis edilen OKS'ları içine alınma işleminin yasal prosedüre uygun olmakla birlikte, öncesi itibariyle ve eylemli durumuna göre doğru olmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulmuştur. Ancak; karara dayanak alınan bilirkişi raporu ekindeki taşınmazların konum gösterimi kanı uyandırıcı değildir.

a)Bilirkişi tarafından 1968 orman kadastrosu ve 3402 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde haritaları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda en az 5 ya da 6 OTS noktası görünecek biçimde dava konusu taşınmazlar ile komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu orman kadastro haritasındaki sınır noktalları ile aplikasyon haritasındaki sınır noktaları kadastro paftası üzerinde farklı renkte kalemlerle çizilmek suretiyle gösterilmediğinden taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyona göre durumu anlaşılamadığı gibi,

b)Keşif sırasında uygulandığı bildirilen orjinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftasının ölçeğine, kadastro paftasının ölçeği de memleket haritasının ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita çekişmeli yerlerle birlikte komşu parselleri de gösterecek biçimde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumu bu haritalar üzerinde gösterilmediğinden öncesinin ne olduğu da anlaşılamamaktadır. Bilirkişi raporları bu yönüyle eksik olup Yargıtay denetimine olanak sağlamamaktadır.

Komşu parsel tutunak ve dayanaklarının tümü getirtilip keşifte uygulanarak varsa kayıtların çekişmeli parseller yönünü ne olarak okundukları üzerinde durulmadığı gibi, davacı gerçek kişiler kazandırıcı zammanaşımı zilyetliğine dayandıklarına göre, bu iddialarını tanıkla kanıtlamaları gerektiği halde zilyetlik tanığı dinlenmemesi, ... tarafından açılan davada ... uzmanı bilirkişinin bilgisine başvurularak rapor alınmaması da doğru değildir.

Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan ... fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan ... fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir. Ayrıca, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafı ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilerek, yukarıda (b) bendinde açıklanan yöntemle uygulanmalı, taşınmazların eylemli durumu, ... yapısı, bitki örtüsü orman bilirkişi ve ... uzmanı bilirkişi eliyle incelenip bilimsel verileri olan yeterli raporlar alınmalı, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman olmadıkları mahkemece kabul edilen bu yerlerin, yörede 2005 yılında 4999 Sayılı Yasa hükümlerini nazara alınmak suretiyle çalışma yapan 160 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca hangi nedenle orman olarak sınırlandırılmış olabileceği üzerinde durulmalıdır.

Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte ... uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince ... ve ... olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K6831 md.54 K3402 md.14 K3402 md.4 K5403 md.14/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog