Esas No
E. 2023/498
Karar No
K. 2023/686
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/498 E.  ,  2023/686 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/31 E., 2022/528 K.
DAVALILAR: 1-... vekili Avukat ...

2.... İnşaat Boya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.

DAVA TARİHİ: 27.07.2012
KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ... yönünden reddine, davalı ... İnş. Ltd. Şti. yönünden kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'’a ait işyerinin, bina tamirat ve sıva işlerini üstlenen diğeı davalıya ait işyeri sigortalılarından ...'ın 19.08.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, kaza nedeniyle önce sigortalıya 28.315,23 TL tutarında hastane masrafı sarf edildiğini, 12.818,49 TL tutarında geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğini, vefatından sonra hak sahiplerine, 77.611,23 TL gelir bağlandığını, böylece kurum zararının 118.744,95 TL’ye ulaştığını, belirterek şimdilik 29.686,24 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı Kurum vekili Dairemiz bozma kararından sonra 04.08.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 62.088,98 TL peşin sermaye değerli gelirin onay, 10.254,79 TL geçici iş göremezlik bedelinin ödeme, 22.652,18 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 94.995,96 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde, taraf sıfatında hata yapıldığını davanın hukuki mesnedinin bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Davalılardan ... usulüne uygun yapılan tebligata rağmen dosyaya cevaplarını sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2012/781 Esas, 2015/446 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 17.04.2018 tarihli ve 2016/3424 E. 2018/3647 K. sayılı ilamında davalı ... ile davalı ... İnş. Boya San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında hizmet akdi ilişkisi mi, yoksa, istisna akdi mi olduğu konusunda mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, buna göre Mahkemece davalılar arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdi olup olmadığı irdelenerek, istisna akdi olduğunun anlaşılması halinde kusur ve aidiyetlerin belirlenmesini teminen işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiği, yönünden bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;anahtar teslimi işte, işverenin asıl faaliyet alanı olan mal ve üretim alanı dışında bir yapım işinin söz konusu olduğu, anahtar teslim iş sözleşmelerinde sözleşme konusu faaliyetlerin tek bir yüklenicinin yönetimi altında gerçekleştirilmesi ve eserin iş sahibince bir bütün olarak faydalanabileceği hale getirilmesinin taahhüt edildiği, burada önemli olan hususun işin baştan sona kadar yüklenici tarafından tamamlanması olduğu, davalının beyanı ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı ...'nin diğer davalı şirkete bina dış cephe mantaloma işlemlerini ve balkon demiri işlerini sözlü olarak anahtar teslim sözleşmesi verdiği, davalı ...'nın işin yürütümü şartları üzerinde yönetim etkisinin, denetim ve kontrol yükümlülüğünün olmadığı, bu sebeple de kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verildiği, diğer davalının ise alınan heyet bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda %80 oranında kusurunun bulunduğu, bozma ilamı öncesinde alınan hesap raporunda da belirlendiği üzere kaza nedeniyle davacı kurum tarafından sigortalıya 28.315,23 TL hastane gideri, 12.818,49 TL geçici iş göremezlik ödeneği, hak sahiplerine de 77.611,23 TL peşin sermaye değerli gelir ödemesi yapıldığı, bu ödemeler üzerinden davalı ... şirketinin tespit olunan kusur oranı üzerinden sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı ... şirketi yönünden davanın kabulune dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" denmek suretiyle ve bozma sonrası ıslah dilekçesi göz önüne alınmak suretiyle, Davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... İnşaat ve Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın kabulüne, 62.088,97 TL ilk peşin sermaye değerinin 29.11.2011 olan onay tarihinden, 10.254,79 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin 15.06.2011 olan ödeme tarihinden, 22.652,18 TL hastane masrafının 17.01.2010 olan sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat ve Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı kurum vekili temyiz dilekçesinde;

eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, sigortalının kusursuz olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi hükümleridir.

3.Değerlendirme

Dava iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir, sigortalıya yapılan tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödemeleri nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkin olup davanın kabulüne ilişkin hükmün dairemizin 04.12.2017 tarihli ilamı ile bozulmuş bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 04.08.2022 tarihli ıslah dilekçesi ıslah dilekçesi de gözetilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Islah kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun ise 176 ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur.

Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır. Nitekim 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nin “zaman bakımından uygulanma” başlığını taşıyan 448. maddesi; “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.” hükmünü içermektedir. Mahkeme karar tarihi itibari ile 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar ve 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı ve bu içtihadın değiştirilmesine gerek bulunmadığı kabul edilmiş olduğundan, bozma ilamından sonra yapılan ıslah geçerli olmayacaktır.

Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nin 177 nci maddesine 22.07.2020 tarihinde 7251 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile eklenen fıkra ile bozmadan sonra da ıslah yapılabilmesinin önü açılmıştır. Buna göre; "Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz."

Yapılan değişiklik ile kural olarak bozma ilamından sonra ilk derece mahkemesinde tahkikat ile ilgili bir işlem yapılması halinde iş bu tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılması mümkün hale getirilirken iş bu kuralın istinası ise yapılacak ıslah ile bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı Kurum vekilinin bozma sonrası 04.08.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile ıslah talebinde bulunduğu ve mahkemece ıslah talebi dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmış ise de bozma kararına uyulmakla birlikte artık ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağı gerekçesiyle ıslah dikkate alınmaksızın ilk hüküm gibi karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog