5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2021/16017 E. , 2023/6180 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Tayin olunan ceza miktarına nazaran sanık ...'un yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Finike Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2010 tarihli ve 2010/777 Esas, 2009/2499 Soruşturma, 2010/320 numaralı İddianamesiyle tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklardan Sefer'in bir kez, Kerim'in ise iki kez cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2010/461 Esas, 2014/799 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca birer kez olmak üzere 2 yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Hükümlerin sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/2794 Esas, 2020/657 sayılı Kararı ile sanıklardan ... açısından suç tarihinin yanlış tespiti, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin hatalı uygulanması, ... bakımından ise sanığın hukuki kesinti bulunmayan eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması ve davalar arasında bağlantı bulunması nedeniyle Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 2012/257 Esas ve 2014/265 Karar sayılı dava dosyası ile bu dava dosyasının birleştirilmesi sonrasında hukuki durumunun belirlenmesi lüzumundan dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
4.Finike Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2012 tarihli ve 2011/2194 Soruşturma, 2012/327 Esas, 2012/126 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
5.Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2012/257 Esas, 2014/265 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
6.Hükmün katılan Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve 2020/2080 Esas, 2020/656 sayılı Kararı ile sanığın hukuki kesinti bulunmayan eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması ve davalar arasında bağlantı bulunması nedeniyle Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/461 Esas 2014/799 Karar sayılı dava dosyası ile bu dava dosyanın birleştirilmesi sonrasında hukuki durumunun belirlenmesi lüzumundan dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
7.Bozma üzerine Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/510 Esas, 2020/588 sayılı Kararı ile; sanık ... hakkında 06.04.2012 tarihli iddianame ile açılan davanın aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan aynı Mahkemenin 2020/508 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
8.Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/508 Esas, 2021/396 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında 2008 yılında işledikleri tefecilik suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ayrıca sanık ... hakkında 2011 yılında işlediği tefecilik suçundan ötürü 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istemi, suçlamaların soyut ve mesnetsiz olduğuna, zamanaşımı hükümlerinin nazara alınmadığına, tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Tebliğnamede ismine yer verilen sanık ... hakkında bir temyiz olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
1.Sanıklar ... ve ...'un Finike Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2010 tarihli ve 2010/777 Esas, 2009/2499 Soruşturma, 2010/320 numaralı İddianamesiyle isnat olunan eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesi yürürlükte olan 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihinin Eylül 2008 olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri tesisi hukuka aykırı görülmüştür.
3.Sanık ...'un Finike Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2012 tarihli ve 2011/2194 Soruşturma, 2012/327 Esas, 2012/126 numaralı İddianamesiyle isnat olunan eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 7242 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesi yürürlükte olan 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.12.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/508 Esas, 2021/396 sayılı Kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.