Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2007/10082
Karar No
K. 2007/11633
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2007/10082 E.  ,  2007/11633 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı Hazine, ... Beldesi 2582, 2583, 1270 ve 3663 parsel sayılı taşınmazların tamamının öncesinin orman olduğunu; yörede 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2582 sayılı parselin (C) ile işaretli 759.93 m2, 2583 sayılı parselin (C) ile işaretli 405.34 m2'lik kısımlarının tapusunun iptali ile bu kısımların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline; 1270 parselin (A) ile işaretli 667.48 m2, 3663 parselin (A) ile işaretli 2216.71 m2, 2582 parselin (A) ile işaretli 278.41 m2, 2583 parselin (A) ile işaretli 244.05 m2'sinin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, bu kısımların tapu kaydının beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine, davanın açılmasına davalı sebep olmadığından ve dava konusu taşınmaz orman tahdit sınırları içine alındıktan sonra davalının tapusu oluştuğundan davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, aynı nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kararın davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmemiş olmasına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. HYUY.nın 94.maddesinde davayı kabul eden tarafın da mahkum olmuş gibi mahkeme masraflarını ödemeye mecbur olduğu açıklandıktan sonra aleyhine hüküm kurulan tarafın hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olması halinde mahkeme masraflarından sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.

Anılan yasa hükmü bir istisna maddesi olup davanın kabulü durumunda ve belirtilen şartların oluşması halinde uygulanabilir. Temyize konu davada davanın kabulü gibi bir durum söz konusu değildir. Karar açıklanan yönden doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın açılmasına davalı sebep olmadığından ve dava konusu taşınmaz OTS içine alındıktan sonra davalının tapusu oluştuğundan davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, aynı nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdiren 720.00.-YTL vekalet ücretinin ve 321.00.-YTL mahkeme masraflarının davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/10/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog