12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/9191 E. , 2023/2600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki usulsüz tebliğ ve meskeniyet şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın borçlu vekili ve alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili ve alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dilekçesinde; borçlu hakkında başlatılan takipte tüm tebligatların takibin diğer borçlusunun adresine yapılmış olması nedeni ile usulsüz olduğunu, bu nedenle takipten haberdar olmadığını, müvekkilinin adresinin de uzun yıllardır ... Mah.
305.Sk. No:81'de olduğunu, İİK'nın 103. maddesinin de tebliğ edilmediğini, müvekkilinin 06.03.2020 tarihinde haberdar olduğunu, evinin ise haline münasip olup haczedilemeyeceğini ileri sürerek öğrenme tarihine göre haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; tebligatların kambiyo senedinde yazılı olan adrese çıkarıldığını ve borçlunun kızı ile damadı tarafından alındığını, bu nedenle farklı adreste yaşadığını beyan etmiş ise de kızı ile aynı evde yaşadığının bilindiğini, bu nedenle şikayetin süreden reddi gerektiğini, meskeniyet iddiasının kötü niyetli olduğunu, haline münasip evden fazlası olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun tebligat adresinin farklı olduğu tüm tebligatların başka adrese yapıldığı gerekçesi ile tebliğe ilişkin şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin 06.03.2020 olarak düzeltilmesine karar verilmiş, ardından İİK'nın 82/1.maddesinin 12. bendi uyarınca alınan bilirkişi raporu neticesinde şikayetin kısmen kabulü ile 644 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın 210.000,00 TL'den az olmamak üzere satılmasına, borçlunun haline münasip ev alabilmesi için 210.000,00 TL'nin satış bedelinden ayrılarak borçluya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili ve alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Borçlu vekilinin sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin oturduğu binanın ağır hasar aldığını ve devam eden depremler nedeni ile bilirkişi raporundaki hasar oranını kabul etmediklerini, deprem nedeni ile artan ev fiyatlarının sağlam evler yönünden olup müvekkilinin evinin değerinin ise düştüğünü, müvekkilinin evinin düşük ve orta gelirli ailelerin oturduğu mahallede olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, yaşadığı evin haline münasip olduğunu, raporda belirtilen bedeller arasındaki farkın çok az olduğunun da açık olduğunu, haczin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Alacaklı vekilinin süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tebligatların borçlunun kızı ve damadı tarafından alındığının sabit olduğunu, buna göre usule uygun tebliğler nedeni ile şikayetin süresinde olmadığını, borçlunun kızı ile aynı evde yaşadığını, bilirkişilerce taşınmazın mesken olarak kullanılmadığının tespit edildiği halde meskeniyet şikayetinin incelendiğini, borçlunun kızı ve damadı ile ikamet etmesi nedeni ile barınma sorunu olmadığını, emekli maaşı olduğunu, borçlunun evinin ortalama yaşam kalitesinin üzerinde olan ... Mahallesinde bulunduğunu, dolayısı ile daha mütevazi semtlere göre hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan 210.000,00 TL'lik tespitin yerinde olmadığını, zira ilgili mahallelerde 0-5 yaş arası evlerin bu değerde olduğunu, davacının meskeninin ise daha eski olduğunu, buna göre değerlendirme yapılması gerektiğini, borçlunun evinin ise çok daha değerli olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme emri takip dayanağı senette yazılı olan bilinen adrese tebliğe çıkarıldığı ve tebligatı borçlunun kızının aldığı, bu nedenle ödeme emri tebliğinin şeklen usulüne uygun olduğu, kıymet takdirinin ise diğer borçlu ...ya tebliğ edildiği, Tebligat Kanunu 39. madde uyarınca kıymet takdiri tebliğinin usulsüz olduğu, borçlu vekilince tebliğ şikayeti yönünden herhangi bir istinaf başvurusunun yapılmadığı, meskeniyet şikayetine ilişkin mahkemece alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hacze konu taşınmazın depremde aldığı hasarın dikkate alındığı, borçlunun haline münasip olarak alabileceği evin değerinin mütevazi semtlere göre tespit edildiği gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili ve alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Borçlu vekilinin istinaf dilekçesini tekrar ettiği görülmüştür.
2.Alacaklı vekilinin istinaf dilekçesini tekrar ettiği görülmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usulsüz tebliğ ve meskeniyet şikayetine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin on ikinci fıkrası.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraflarca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90'ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.